Kilitli nedir, Kilitli ne demek

Kilitli; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Kilidi olan
  • Kilitlenmiş.

"Kilitli" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bazen üst üste konulmuş bu kilitli sandıklar arasından bir tanesini, zamanı gelince sahibi gelir, açardı." - A. Ş. Hisar
  • "Kilitli bir bavul almak istiyorum."

Yerel Türkçe anlamı:

Alt ve üst dudağı beyaz olan at.

Ağzının üstü siyah tüylerle kaplı hayvan.

Çok sert ve taşlı toprak: Bizim tarlanın üst tarafı kilitli hiç sürülmüyor.

Kilitli kısaca anlamı, tanımı:

Ağzı kilitli : Oruç tutan (kimse), oruçlu. Sır saklayan.

Kilit : Bir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka. Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık. Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti.

Kilitli burgu : Üzerinde bulunan vida yardımıyla teli sıkıştıran ve telin burgu etrafında sarımına ihtiyaç bırakmayan burgu türü.

Kilitli dikiş : İlk düğüm konulduktan sonra ipliğin kesilmeden iplik ucunun her defasında yara dudaklarını saran bir önceki iplik halkasının içinden geçirilerek gerilmesi ve işlemin yara sonuna kadar sürdürülüp son bir düğüm konulmasıyla uygulanan dikiş.

Kilitli eşik : Hareketli köprüye sahip gitarlarda akort kararlılığını artırmak amacıyla kullanılan, üzerindeki vidalar yoluyla telleri sıkıştırarak burguları devre dışı bırakan eşik türü.

 

Kilitli kanca : Dekor panolarını, ışıldakları tutturmada kullanılan kilitli kanca.

Kilitliiğne : Çengelliiğne.

Kilitlilik : Kilitli olma durumu.

Kilitli ile ilgili Cümleler

  • Ali kilitli dolabını açtı ve kitaplarını çıkardı.
  • Kilitli kapıyı açmayı boş yere denedi.
  • Köpeğini sıcak bir arabanın içinde kilitli bırakma.
  • Giriş kapısı kilitli olduğu için biz eve giremedik.
  • Kapılar kilitliydi.
  • Kilitli değildi.
  • Kilitli değil.
  • Ev kilitliydi.
  • Ali kitaplarını kilitli dolabına koydu.
  • Kilitliydi.
  • Kapıyı açmaya çalıştım ama kilitli olduğu için açılmadı.

Diğer dillerde Kilitli anlamı nedir?

İngilizce'de Kilitli ne demek? : adj. locked

n. lock, fastener

Fransızca'da Kilitli : fermé à clef

Almanca'da Kilitli : verschlossen