Kinescopes türkçesi Kinescopes nedir

  • Ekran lambası.
  • Göz refraksiyonu ölçme aleti.
  • Telefilm.
  • Görüntü lambası.
  • Resim lambası.
  • Kineskop.
  • Elektrik sinyallerini ekranda görünür resimlere dönüştüren televizyon alıcısı içinde bulunan katot ışınlı tüp.
  • Televizyonda görüntü oluşturmak için kullanılan bir tür katot ışın tüpü.
  • Resim tüpü.

Kinescopes ingilizcede ne demek, Kinescopes nerede nasıl kullanılır?

Black and white kinescope : Siyah-beyaz saptayıcı. Siyah-beyaz televizyon görüntülerini film üzerine saptayan filme saptayıcı çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Color kinescope : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renkli televizyon yayınını renkli film üzerine saptayan filme saptayıcı çeşidi. Renkli saptayıcı.

Colour kinescope : Renkli kineskop. Renkli saptayıcı.

Kinescope : Kineskop. Telefilm. Elektrik sinyallerini ekranda görünür resimlere dönüştüren televizyon alıcısı içinde bulunan katot ışınlı tüp. Resim lambası. Resim tüpü. Televizyonda görüntü oluşturmak için kullanılan bir tür katot ışın tüpü. Göz refraksiyonu ölçme aleti. Görüntü lambası. Ekran lambası.

İngilizce Kinescopes Türkçe anlamı, Kinescopes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kinescopes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Television set : Televizyon. Televizyon seti. Televizyon alıcısı.

Teletube : Televizyon tüpü. Sınalgı tüpü.

Colour television tube : Renkli televizyon tüpü.

Tv set : Televizyon. Televizyon takımı.

Picture tube : Tv resim tüpü. Resim tübü.

Colour tube : Renkli alıcı lambası.

Television : Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sınalgı. Televizyon. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Televizyon seti.

 

Telly : Televizyon. Sınalgı. Televizyon alıcısı.

Television receiver : Televizyon alıcısı. Sınalgı alıcısı. Televizyon.

Kinescopes synonyms : goggle box, color tube, color tv tube, color television tube, idiot box, colour tv tube, display tube, crt, kinescope, cathode ray tube, tv, telerecording, television tube, boob tube.