Television set türkçesi Television set nedir
- Televizyon seti.
- Televizyon.
- Televizyon alıcısı.
Television set ile ilgili cümleler
English: This television set is heavy.
Turkish: Bu televizyon ağır.
English: If you want to be free, destroy your television set.
Turkish: Müsait olmak istiyorsan, televizyonunu yok et!
English: The old television set went for 10 dollars.
Turkish: Eski televizyon seti 10 dolara satıldı.
English: The television set needs to be fixed.
Turkish: Televizyon tamir edilmeli.
English: The manufacturer of the television set is a Japanese company.
Turkish: Bu tv'nin üreticisi bir Japon şirketidir.
Television set ingilizcede ne demek, Television set nerede nasıl kullanılır?
Television : Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Sınalgı. Televizyon. Televizyon seti. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Set : Dikkat komutu. Oturtmak. Oyunun, karşılaşıcılardan birinin altı oyun kazanması ile biten bölümü. şöyle ki, kazanan oyuncu karşısındakinden en az iki oyun artık kalmış olsun. yoksa dönem bu durum sağlanıncaya dek sürer. Göstermek. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. Ayırt edici kuralıyla ötekilerden ayrılan ve belli sayıda birimden oluşan nesneler ya da birimler topluluğu. Öbek. İçten olmayan. İç dekoru. Bir gökcisminin gözerimi altına inmesi eylemi.
Television act : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir ülkedeki televizyon çalışmalarını ya da bu çalışmaların yalnız bir bölümünü düzene bağlamak amacıyla çıkarılmış yasa. Televizyon yasası.
Television announcer : Televizyon spikeri.
Television antenna : Sınalgı sırgavılı. Televizyon anteni.
Television audio : Televizyon sesi.
İngilizce Television set Türkçe anlamı, Television set eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Television set ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Boob tube : Sınalgı. Tv. Askısız dar bluz. Aptal kutusu.
Tele : Televizyonun, konuşma dilinde kısaltılmışı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sınalgı. Uzak. Tele.
Television : Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç. Sınalgı.
Small screen : Sinemanın büyük görüntülüğü karşısında televizyonun küçük görüntülüğünü anlatan ve mecazi anlamda televizyonu belirten terim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Küçük görüntülük.
Tubes : Borular. Tünel. İç lastik. Metro. Tüp. Boru. Katot lambası. Tüpler.
Telly : Sınalgı.
The tube : Tv. Tüp. Tulum. Boru. Boru içine yerleştirmek. Metro. Tüp içine koymak. (argo) tüp. İnce etli boru.
Televisor : Sınalgı alıcısı. Seyirci. İskoçyalı john logie baird'in 1922'de nipkow tekerine dayanarak tecimsel olarak gerçekleştirdiği ilk televizyon almacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televisor.
Boxes : Jüri bölmesi. Şimşir (botanik terimi). Kutu veya sandık dolusu. At arabacısı yeri. Teyp veya radyo. Şamar. Kompartıman. Tokat. Sandık.
Television receiver : Sınalgı alıcısı.
Television set synonyms : tv set, tellies, picture transmission, broadcast television, tv, televisions.

Bu kısımda Television set kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Television set ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Television set anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Television set ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.