Kinetic türkçesi Kinetic nedir
- Devinimsel.
- Devimle ilgili ya da devimden gelen. anlamdaş seğirtimsel.
- Kinetik.
- Hareketten gelen.
- Hareketli.
- Devimsel.
- Fizik alanında kullanılır.
- Devinsel.
- Harekete ait.
- Hareketle ilgili.
Kinetic ingilizcede ne demek, Kinetic nerede nasıl kullanılır?
Kinetic art : Devinim veya hareket içeren herhangi bir sanat türü. Kinetik sanat.
Kinetic energy : Hareket ile üretilen enerji. Kinetik enerji. Devinim erki. Devimsel erke. Devimsel güç. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Taneciğin hızından ileri gelen erke. kütle ile hız karesi çarpımının yarısı.
Kinetic friction : Kinetik sürtünme. Devinimsel sürtünme.
Kinetic moment : Kinetik moment.
Kinetic theory : Kinetik teori. Devimsel kuram. Hızbilim kuramı. Tüm cisimlerin hareket eden küçük parçacıklardan oluştuklarını belirten teori. Gaz özelliklerini, içindeki özdeciklerin tek tek devinim ile çarpışmalarından türeten kuram. Kinetik kuramı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
Kinetics : Devibilim. Kimyasal tepkimelerin hızlarını ölçen, bu hızlardan tepkimelerin derecelerini ve işlergelerini çıkarmaya çalışan bilim dalı. İşleybilimin devinimlerle uğraşan alt dalı. anlamdaş seğirtim bilgisi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kinetik bilimi. Kinetik bitimi. Kütle hareketlerinin kuvvetlerle ilişkisini inceleyen bilim dalı. Kimyasal tepkimelerin hızlarını ölçen, çözümleyen; bu hızlardan tepkime düzeneklerini çıkarmaya çalışan fiziksel kimya dalı. Devimbilim. Kinetik.
Distribution kinetic : Kan ve diğer doku bölmelerindeki ilaç konsantrasyonun zamana göre seyri, ilaç etkisinin zamana göre seyrini değerlendirmek için farmakokinetik çalışmalarda incelenen bir konu. Dağılım kinetiği.
Kinetic theory of gases : Uçunların devim kuramı. Gaz moleküllerinin rastgele hareketleri ile alakalı fizik teorisi. Uçunları oluşturan özdeciklerin ya da öğeciklerin, kendi aralarında ve bulundukları kabın çeperleri ile çarpışmalarından yola çıkarak uçun yasalarını ve ısıl erkenin yapısını açıklayan kuram. Hızbilimsel gaz kuramı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Gazların kinetik teorisi. Düşünsel gazların, yayınım, akmazlık, termodinamik izlev ve özelliklerini; basınç, hız yöneyleri gibi niteliklerini genellemelere ulaştıran kuram.
Dose dependent kinetic : Dozun artmasıyla ilacın uğradığı farmakokinetik olayın hızı ve boyutu arasındaki lineer ilişkinin, olayın doygunluğa erişmesi sonucu kaybolması veya doğrusal olmayan duruma gelmesi. Doza bağımlı kinetik.
Kinetically : Devinsel olarak. Kinetik biçimde.
İngilizce Kinetic Türkçe anlamı, Kinetic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Kinetic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abampere : 10 amper birim. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. On amper. 10 ampere eşit akım birimi. Saltık ampere. On amperlik çıngı cereyan birimi.
Abuzz : Uğultulu bir ses çıkartmak. Uğultulu bir şekilde ses çıkarmak. Uğultulu. Enerjik. Vızıltayla dolmak. Vızıltı çıkarmak.
Brisking : Canlanmak. Hareketlendirmek. İstenilen hızda hareket eden. Canlandırmak. Faal. Sertçe esen (rüzgar). Çevik. Enerjik. Hareketlilik.
Briskest : İstenilen hızda hareket eden. Sert (hava). Canlanmak. Hareketlendirmek. Canlandırmak. Çevik. Faal. Sertçe esen (rüzgar). Canlı.
Brisk : İstenilen hızda hareket eden. Canlanmak. Faal. Sert (hava). Hareketlilik. Canlı. Sertçe esen (rüzgar). Enerjik. Çabuk ve aktif. Çevik.
Absorption band : Soğurma bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Absorpsiyon bandı. Soğurum kuşağı.
Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.
Brisks : Hareketlendirmek. Hareketlilik. Faal. Sertçe esen (rüzgar). Enerjik. Canlanmak. Çevik. İstenilen hızda hareket eden. Canlandırmak.
Absorption loss : Soğurum yitimi. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme kaybı. Emme yitiği. Absorpsiyon kaybı. Soğurma kaybı. Emme yitmesi.
Brisked : Faal. Sertçe esen (rüzgar). İstenilen hızda hareket eden. Çevik. Canlandırmak. Canlanmak. Enerjik. Hareketlendirmek. Hareketlilik.
Kinetic synonyms : absolute units, absolute zero, animated, abnormal reflection, kinetics, acoustic feedback, locomotive, absolute magnitude, kinesis, accelerometer, active, acoustic absorptivity, moving, brisker, agile, breezy, laws of mechanics, absorptiometer, kinematic, abcoulomb, absorption edge, dynamic, breeziest, alive and well, locomotor, breezier, absolute concentration, buoyant, alive, motional, absorptivity.
Kinetic zıt anlamlı kelimeler, Kinetic kelime anlamı
Kinetic antonyms : nonmoving, undynamic.
Kinetic ingilizce tanımı, definition of Kinetic
Kinetic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Motory. Active, as opposed to latent. Moving or causing motion.

Bu kısımda Kinetic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Kinetic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Kinetic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Kinetic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.