Kitchen table türkçesi Kitchen table nedir

  • Mutfak masası.

Kitchen table ile ilgili cümleler

English: "Where are my glasses?" "You left them on the kitchen table."
Turkish: "Gözlüğüm nerede?" "Mutfak masası üzerine bırakmıştın."

English: "Where are my glasses?" - "You've left them on the kitchen table."
Turkish: "Benim gözlüğüm nerede?" - "Onları mutfak masasında bıraktın."

English: Ali usually sits at the kitchen table and eats cereal while reading the morning paper.
Turkish: Ali genellikle mutfak masasında oturur ve sabah gazetesini okurken hububat yer.

English: The kitchen table was bare except for a bowl of fruit.
Turkish: Bir kase meyvenin dışında mutfak masası bomboştu.

English: Moustapha was sitting alone at the kitchen table when Jale walked in.
Turkish: Jale içeri girdiğinde Mustafa mutfak masasında yalnız oturuyordu.

Kitchen table ingilizcede ne demek, Kitchen table nerede nasıl kullanılır?

Kitchen : İaşe. Kuzine. Nevale. Mutfak. Gemi mutfağı.

Table : Göstermek. Masaya koymak. Tablo. Görüşmeyi veya tartışmayı ileri bir tarihe bırakmak (bir tasarı veya mesele hakkındaki). Masa. Tartışmaya sunmak. Birbiriyle ilgili verilerin toplu ve düzenli sunumu. Her öğesi, hiçbir belirsizlik söz konusu olmadan bir ya da birkaç dizin sayısı ile belirtilebilen bir veri dizisi. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı. Tasarıyı müzakereye sunmak.

 

Kitchen appliance : Mutfak aleti.

Kitchen cabinet : (siyaset) cumhurbaşkanı'nın ve başbakan'ın en yakın danışmanları olan hükümet üyeleri. Mutfakta bulunan mutfak eşyaları ve yiyecek saklamak için kullanılan dolap. Mutfak dolabı.

Kitchen equipment : Mutfak malzemesi. Mutfak ekipmanı.

Kitchen garden : Bostan. Sebzelik. Sebze bahçesi. Meyve ve sebze bahçesi.