Kitchen türkçesi Kitchen nedir

Kitchen ile ilgili cümleler

English: "Where are my glasses?" "You left them on the kitchen table."
Turkish: "Gözlüğüm nerede?" "Mutfak masası üzerine bırakmıştın."

English: Ali and Mary were talking quietly in the kitchen a few minutes ago.
Turkish: Ali ve Mary birkaç dakika önce mutfakta sessizce konuşuyorlardı.

English: Ali and Mary were sitting at the kitchen table, talking.
Turkish: Ali ve Mary mutfak masasında oturuyorlardı.

English: Ali and Mary's little boy loves sitting on the kitchen floor banging pots and pans.
Turkish: Ali ve Mary'nin küçük oğlu mutfak zemininde oturmayı ve kap kacağa vurmayı seviyor.

English: "Where are my glasses?" - "You've left them on the kitchen table."
Turkish: "Benim gözlüğüm nerede?" - "Onları mutfak masasında bıraktın."

Kitchen ingilizcede ne demek, Kitchen nerede nasıl kullanılır?

Kitchen appliance : Mutfak aleti.

Kitchen cabinet : Mutfakta bulunan mutfak eşyaları ve yiyecek saklamak için kullanılan dolap. Mutfak dolabı. (siyaset) cumhurbaşkanı'nın ve başbakan'ın en yakın danışmanları olan hükümet üyeleri.

Kitchen equipment : Mutfak malzemesi. Mutfak ekipmanı.

Kitchen garden : Bostan. Sebze bahçesi. Sebzelik. Meyve ve sebze bahçesi.

 

Kitchen maid : Mutfakta yardım eden bayan hizmetçi. Aşçı yamağı. Mutfak hizmetçisi.

Kitchen sink : Eviye. Bulaşık teknesi. Evye. İçinde bulaşık yıkanan tekne.

Kitchen police : Bu görevi mutfakta uygulamak için seçilen askerler. Mutfak görevlisi. Askerlere verilen mutfakta çalışma ve aşçılara yardım etme görevi.

Kitchen range : Kuzine veya mutfak sobası veya fırınlı ocak. Mutfak sobası.

Kitchen stove : Kuzine. Mutfak sobası. Kuzine veya mutfak sobası veya fırınlı ocak. Fırın. Mutfak (ocak).

Kitchen utensils : Mutfak aletleri. Mutfak gereçleri. Yemek yapmak ve yemek için kullanılan aletler. Mutfak eşyaları.

İngilizce Kitchen Türkçe anlamı, Kitchen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kitchen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cookeries : Yemek pişirme sanatı. Aşçılık.

Cuisine : Aşçılık. Yemek pişirme yöntemi.

Cuddies : Dolap. Kamara (güvertede). Gemi salonu. Küçük kamara. Güverte kamarası. Odacık. Göz.

Cookery : Aşçılık. Yemek pişirme sanatı.

Galleys : Uçak mutfağı. Roma kürek gemisi. Kadırga. Dizgi tablası. İçeceklerin konulup hazırlandığı bölüm. Çektirme. Kalyon. Gale.

Dutch oven : Güveç çanağı. Yatağın içinde osurup yanındaki kişiyi yorganın içine hapsetme. Derin tava. Kalın ve kapalı tava. Güveç tenceresi.

Chows : Azarlamak. Kayıntı. Yiyecek. Siyah renkli bir köpek. Çin köpeği. Yemek.

Cookhouse : Yemek pişirmek için kullanılan yer. Küçük kamara. Mutfak yapısı.

Chowing : Yemek. Siyah renkli bir köpek. Kayıntı. Çin köpeği. Yiyecek. Azarlamak.

Cooking : Yemek pişirme sanatı. Pişim. Yemek pişirme. Yemeklik. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Açındırmarcın duyarkat üzerinde gereğinden uzun etki göstermesinden ortaya çıkan açındırma kusuru. Aşçılık. Yemek pişirmede kullanılan. Pişirme.

 

Kitchen synonyms : ship's galley, room, caboose, food, cuisines, chow, kitchen stove, chowed, kitchenette, gastronomy, cabooses, cookings, dwelling, habitation, galley, kitchener, catering, domicile, home, kitchens, cuddy, abode, dwelling house.

Kitchen ingilizce tanımı, definition of Kitchen

Kitchen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To furnish food to. A cookroom. The room of a house appropriated to cookery. To entertain with the fare of the kitchen.