Chows türkçesi Chows nedir

Chows ingilizcede ne demek, Chows nerede nasıl kullanılır?

Bielschowskys method : Akson ve sinir ipliklerinin amonyaklı gümüş içeren boyalarla ortaya konması ilkesine dayanan, histolojik boyama yöntemi. Bielschowskyyöntemi.

Chowchows : Çin köpeği. Reçel (çin). Karışık turşu (çin). Turşu türlüsü. Şayot (diken) kabağı. Çin'e özgü karışık turşu.

Chow chow : Çov çov köpeği.

Chow chow dog : Çov çov köpeği. Çin aslanı köpeği. Çin’den köken alan, binlerce yıldır bilinen ve avcı, bekçi ve kızak köpeği olarak kullanılan, kürkü ceket yapımında kullanılan ve eti çin’de aranan bir yiyecek olan, belirgin iki özelliği siyah renkli dili ve ona sopa üzerinde yürüyormuş görüntüsü veren neredeyse düz arka bacakları olan, tüyleri sık, rengi kızıl, ten rengi, krem, siyah, mavimsi gri veya seyrek olarak beyaz ve her zaman tek renkli, kafa çevresindeki yeleleri aslan benzeri bir görüntü sergileyen, genellikle uslu olmasına rağmen aksi ve koruyucu da olabilen, ciddi ve oldukça bağımsız, inatçı ve itaat duyguları zayıf, amerika ve ingiltere’de insanlara eşlik eden, bekçi ve koruma köpeği olarak yetiştirilen, dikkatle sosyalleştirildiğinde mükemmel bir aile köpeği olabilen köpek ırkı, çov çov köpeği.

 

Chow forecast test : Chow öngörü sınaması.

Chow prediction test : Chow öndeyi sınaması.

Break point chow test : Kırılma noktası chow sınaması.

Chow : Nevale. Çin köpeği. Yemek. Siyah renkli bir köpek. Azarlamak. Yiyecek. Kayıntı.

Chow mein : Bir tür kızarmış erişte yemeği.

Chow test : Chow sınaması.

İngilizce Chows Türkçe anlamı, Chows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chuck : Sepetlemek. Atış. Sevimli şey. Çenesini okşamak. İstifra etmek. Gıdaklamak. Atma. Fırlatmak. Gurklama. Kusmak.

Bring up : Yetiştirmek. Bahis açmak. Kusmak. Terbiye etmek. Çocuk yetiştirmek. Beslemek. Bahsetmek. Büyütmek. Durduruvermek.

Grub : Didiklemek. Toprağı eşelemek. Eşelemek. Larva. Yedirmek. Didinmek. Ağır iş yapmak. Yemek yemek. Çapalamak.

Breads : Maişet. Geçim. Mangiz. Ekmek. Para. Pane etmek. Mangır. Nimet. Tıngır.

Steer : Dümenle idare etmek. Dümen tutmak. İdare etmek. Hadım öküz. İki yaşın üstünde kastre edilmiş erkek sığır. Yönlendirmek. Yönetmek. Dümen kullanmak. Seyretmek. Sürmek.

Dairy cattle : Sağmal inekler. Süt sığırı. Sağmal inek. Mandıra sığırı. Süt ineği.

 

Berates : Fırça çekmek. Fırça atmak. Paylamak. Fırça atmak (argo terim). Haşlamak.

Boarding : Yiyecek içecek. Yatılı. Parmaklık (tahta). İçecek. Tahta kaplama. İlan tahtası. Gemiye binme. Tahta parmaklık. Rampa.

Red poll : İspinoz kuşu.

Bos : Ibm'in. Basic operating system (temel işletim sistemi). İlk bilgisayarlarda sürücüsüz olarak kullanılan ve artık modası geçmiş işletim sistemi (bilgisayar).

Chows synonyms : bos taurus, genus bos, stirk, boeuf, moo cow, devon, blister, beef, bawl out, aliment, devours, chowing, welsh, eatables, oxen, bite, alimenting, crop, berate, milk cow, grade, comestible, chowed, dining, kitchen, aliments, bastes, cow, ate, chowchows, admonished, brush down, diet.