Berates türkçesi Berates nedir

Berates ile ilgili cümleler

English: Combustion liberates heat.
Turkish: Yanma, ısıyı açığa çıkarır.

Berates ingilizcede ne demek, Berates nerede nasıl kullanılır?

Deliberates : Düşünmek. Üzerinde tartışmak. Ölçüp biçmek. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Temkinli olmak. Tartışmak. Ölçünmek. Kasti. Tartmak. Danışmak.

Liberates : Özgürlük tanımak. Özgürlüğe kavuşturmak. Özgürleştirmek. Salıvermek. Serbest bırakmak. Kurtarmak. Azat etmek. Özgürlüğüne kavuşturmak.

Reverberates : Yankı yapmak. Yankılamak. Yansımak (ışık). Yansımak. Aksettirmek. Yankılanmak. Yansıtmak. Aksetmek.

Berate : Haşlamak. Fırça atmak (argo terim). Azarlamak. Fırça çekmek. Fırça atmak. Paylamak.

Berated : Fırça atmak (argo terim). Azarlamak. Haşlamak.

Deliberate attack : Planlı taarruz. Tasarlanmış saldırı. Planlı saldırı. Kasti saldırı. Amaçlanmış saldırı. Hazırlıklı taarruz.

Deliberate planning : İnce düşünülüp hazırlanmış plan. Amaçlı planlama. Tasarlanmış plan.

Deliberate entry barriers : Aksak rekabet piyasalarında firmaların sınır limit fiyat uygulaması gibi bilinçli olarak seçtikleri yöntemlerle yeni firmaların piyasa girişini engellemesi. Kasıtlı giriş engelleri.

 

Deliberateness : Dikkatlilik. Teenni. Kasıt. Tedbirlilik. Düşüncelilik.

Indeliberate : Kasıtsız.

İngilizce Berates Türkçe anlamı, Berates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Berates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chew out : Fırçalamak.

Castigate : Düzeltmek. Kıyasıya eleştirmek. Yerden yere vurmak. Dövmek. Fırçalamak. Kınamak. Cezalandırmak.

Bastes : Sopa atmak. Yağlamak. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Dayak atmak. Teyellemek. Dövmek. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne).

Bring up : Çocuk yetiştirmek. Yetiştirmek. Durduruvermek. Kusmak. Bahsetmek. Terbiye etmek. Büyütmek. Çocuklardan sakınmak.

Brake band : Fren çanağının etrafından bulunan esnek kuşak. Fren takımı. Çoğu el freni sisteminde kullanılan ve fren balatalı diskini saran bant. Fren bandı. Fren kuşağı.

Bawls : Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Haykırmak. Bas bas bağırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Haykırış. Bağırmak. Yüksek sesle ağlamak. Feryat etme. Zırlamak.

Motor vehicle : Motorlu taşıt. Motorlu ulaşım aracı. İnsan ya da yük taşıyan, iki ya da daha çok dingilli, motor gücüyle devinen araçlara verilen genel ad. Motorlu araç. Motorlu nakil aracı.

Chidden : Kusur bulmak. Söylenmek. Çıkışmak. Ayıplamak.

Blister : Kabarmak. Kabartmak. Kabarcıklanmak. Kabarıklık. Kabarmasına neden olmak. Su toplama. Kabartı. Çıkışmak. Boyanın kabarması.

Berates synonyms : hydraulic brakes, automotive vehicle, haul over the coals, came down on, lambaste, baste, give somebody a roasting, hydraulic brake, admonish, bawl, jaw, give somebody a telling off, brake light, chew up, blow up, berated, bawled, dress down, lambast, chide, boil, basted, stoplight, berate, come down on, castigates, bawling out, give the stick, have words, call down, treated, brake, brush down.

 

Berates zıt anlamlı kelimeler, Berates kelime anlamı

Untreated : Müdahale edilmemiş. İşlenmemiş. Arıtılmamış. Ham. Bakımı yapılmamış. İyileştirilmemiş. Tedavi edilmeyen. Tedavi edilmemiş.

Praise : Övmek. Methetmek. Methiye. Gururunu okşamak. Tesenna. Övme. Övgüyle söz etmek. (allah'a) hamdetmek. Şükretmek. Övgü.