Berated türkçesi Berated nedir
Berated ile ilgili cümleler
English: Jale berated Tom.
Turkish: Jale Tom'u azarladı.
English: The teacher lost his job because he cruelly berated students who made mistakes.
Turkish: öğretmen işini kaybetti çünkü hata yapan öğrencileri vahşice azarlıyordu.
Berated ingilizcede ne demek, Berated nerede nasıl kullanılır?
Deliberated : Düşünmek. Temkinli olmak. Danışmak. Üzerinde tartışmak. Ölçüp biçmek. Tartmak. Tartışmak. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Ölçünmek. Kasti.
Liberated : Serbest bırakılmış. Serbest. Azat edilmiş. Özgürlüğüne kavuşturulmuş. Özgür bırakılmış. Salıverilmiş. Kurtarılmış. Özgür bırakılmış serbest bırakılmış. Serbest bırakılan.
Reverberated : Aksettirmek. Yansıtmak. Yankılamak. Yankılanmak. Aksetmek. Yansımak (ışık). Yankı yapmak. Yansımak.
Unliberated : Düşüncede özgür olmayan. Özgürleştirilmemiş. Serbest bırakılmamış.
Berate : Fırça çekmek. Paylamak. Haşlamak. Fırça atmak. Azarlamak. Fırça atmak (argo terim).
Deliberately : Kasti olarak. İnadına. Mahsus. Tasarlayarak. Bilerek. İncelikli bir şekilde. Bile bile. Kasten. Kasıtlı olarak.
Indeliberate : Kasıtsız.
Deliberate : Planlanmış. Dikkatli. Kasti. Tasarlanmış. Ağır. Ölçünmek. Tartışmak. Tartmak. Ölçüp biçmek. Düşünmek.
Berates : Fırça atmak. Fırça çekmek. Haşlamak. Azarlamak. Fırça atmak (argo terim). Paylamak.
Deliberate entry barriers : Aksak rekabet piyasalarında firmaların sınır limit fiyat uygulaması gibi bilinçli olarak seçtikleri yöntemlerle yeni firmaların piyasa girişini engellemesi. Kasıtlı giriş engelleri.
İngilizce Berated Türkçe anlamı, Berated eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Berated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Side by side : Yan yana. Başa baş gitmek. Kenar kenara. Başabaş gitmek.
Admonishing : Nasihat vermek. Öğüt vermek. İhtar vermek. Kulağını bükmek. Nasihat etmek. Uyarmak. Kulağını çekmek. İhtar etmek. Tembih etmek.
Call somebody over the coals : Gözünü korkutmak.
Boil : Fokurdatmak. Kaynama çekidi. Çıban. Kaynatma. Pişirmek. Kaynamak. Fokurdamak. Köpürmek. Pişmek.
Bawl out : Azarlanma. Bağırıp çağırmak. Paylamak. Fırça çekmek. Fırça atmak. Azarlama.
Correlate : İrtibatlandırmak. Bağ kurmak. Aralarında uygunluk sağlamak. Bağdaştırmak. Bağlantı kurmak. İlişkiyi göstermek. Aralarında ilişki kurmak. İlişkisini ortaya çıkarmak. İlintilemek. İlişiği olmak.
Bawl : Yüksek sesle ağlamak. Haykırış. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Bağırmak. Haykırmak. Feryat etme. Zırlamak. Kışkırmak. Bas bas bağırmak.
Brush down : Fırçalamak. Fırça çekmek. Üstünü fırçalamak.
Blister : Su toplatan şey. Su toplanmış kabarcık. Kabartmak. Çıkışmak. Kabarcık. Kabarcıklanmak. Kabarmasına neden olmak. Yakı. Su toplama.
Bastes : Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Sopa atmak. Teyellemek. Yağlamak. Paylamak. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Erimiş yağ dökmek. Yağ sürmek.
Berated synonyms : related to, age related, bound up, coreferent, bawled, affiliated, treated, berates, bawling out, connate, bring up, boils, came down on, admonish, cognate, baste, bawls, corresponding, connected, correlative, attached, correlated, admonished, berate, basted, burn up, admonishes, blow up.
Berated zıt anlamlı kelimeler, Berated kelime anlamı
Unrelated : Alakasız. İlişkilendirilmemiş. Na-mahrem. Bağlantısız. Birbiri ile ilişkisi olmayan. Akraba olmayan. Namahrem. Akraba dışı. İlişkisiz. İlgisiz.
Untreated : Ham. Müdahale edilmemiş. İyileştirilmemiş. Tedavi edilmeyen. Bakımı yapılmamış. Tedavi edilmemiş. Arıtılmamış. İşlenmemiş.

Bu kısımda Berated kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Berated ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Berated anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Berated ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.