Berate türkçesi Berate nedir
Berate ile ilgili cümleler
English: Ali is being deliberately deceptive.
Turkish: Ali kasten aldatıcı oluyor.
English: Jale berated Tom.
Turkish: Jale Tom'u azarladı.
English: Ali deliberately broke the window.
Turkish: Ali pencereyi kasten kırdı.
English: Ali deliberately made this mistake.
Turkish: Ali bu hatayı kasten yaptı.
English: The teacher lost his job because he cruelly berated students who made mistakes.
Turkish: öğretmen işini kaybetti çünkü hata yapan öğrencileri vahşice azarlıyordu.
Berate ingilizcede ne demek, Berate nerede nasıl kullanılır?
Berated : Azarlamak. Fırça atmak (argo terim). Haşlamak.
Berates : Fırça atmak (argo terim). Fırça çekmek. Fırça atmak. Paylamak. Azarlamak. Haşlamak.
Deliberate : Kasti. Tartmak. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Üzerinde durmak. Ağır. Tedbirli. Tasarlanmış. Tartışmak. Ölçüp biçmek. Temkinli.
Deliberate attack : Amaçlanmış saldırı. Tasarlanmış saldırı. Planlı saldırı. Kasti saldırı. Hazırlıklı taarruz. Planlı taarruz.
Deliberate entry barriers : Aksak rekabet piyasalarında firmaların sınır limit fiyat uygulaması gibi bilinçli olarak seçtikleri yöntemlerle yeni firmaların piyasa girişini engellemesi. Kasıtlı giriş engelleri.
Deliberates : Danışmak. Ölçünmek. Üzerinde tartışmak. Tartmak. Tartışmak. Kasti. Temkinli olmak. Düşünmek. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Ölçüp biçmek.
Deliberate planning : Tasarlanmış plan. İnce düşünülüp hazırlanmış plan. Amaçlı planlama.
Liberates : Serbest bırakmak. Kurtarmak. Azat etmek. Özgürlük tanımak. Özgürlüğe kavuşturmak. Salıvermek. Özgürlüğüne kavuşturmak. Özgürleştirmek.
Exuberate : Coşmak. Bol olmak. Dolu dolu olmak. Taşmak. Bolluk bereket içinde olmak.
Deliberated : Tartışmak. Kasti. Ölçünmek. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Tartmak. Ölçüp biçmek. Üzerinde tartışmak. Danışmak. Düşünmek. Temkinli olmak.
İngilizce Berate Türkçe anlamı, Berate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Berate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Admonished : Tembih etmek. Fırça yemiş. Azarlanmış. İhtar etmek. Uyarmak.
Lambaste : Dövmek. Dayak atmak. Pataklamak.
Chidden : Kusur bulmak. Ayıplamak. Çıkışmak. Söylenmek.
Rag : Şamata yapmak. Dalga geçmek. Dağıtmak. Şamata. Eşek şakası. Gazete bozuntusu. Kesik tempolu caz müziği. Kırpıntı. Muziplik. Takılmak.
Dress down : Tımar etmek. Dayak atmak. Şiddetli azarlamak. Kaşağılamak. Sıradan veya günlük giyinmek.
Chides : Ayıplamak. Kusur bulmak. Söylenmek. Çıkışmak.
Take to task : Çıkışmak.
Castigates : Düzeltmek. Kınamak. Cezalandırmak. Dövmek. Yerden yere vurmak. Kıyasıya eleştirmek. Fırçalamak.
Burn up : Tamamen yanmak. Küplere bindirmek. Yanıp yok olmak. Çok öfkelendirmek. Yakıp yok etmek. Yanıp bitmek. Nükleer yanma. Yakmak.
Berate synonyms : berated, castigate, give the stick, knock, objurgate, bastes, berates, brush down, admonish, came down on, bawls, give somebody a telling off, bawl out, scold, boil, criticise, bring up, admonishes, bawl, chew out, bawling out, call down, come down on, remonstrate, give somebody a roasting, call somebody over the coals, blow up, haul over the coals, blister, lecture, baste, tell off, jaw.
Berate zıt anlamlı kelimeler, Berate kelime anlamı
Praise : Gururunu okşamak. Övgü. Şükran. Hamdetmek. Methetmek. Övmek. Şükretmek. Övgüyle söz etmek. Methiye. (allah'a) hamdetmek.
Berate ingilizce tanımı, definition of Berate
Berate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To scold. To rate or chide vehemently.

Bu kısımda Berate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Berate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Berate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Berate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.