Reverberates türkçesi Reverberates nedir

Reverberates ingilizcede ne demek, Reverberates nerede nasıl kullanılır?

Reverberate : Aksettirmek. Yansımak (ışık). Yankı yapmak. Yansıtmak. Aksetmek. Yankılanmak. Yankılamak. Yansımak.

Reverberated : Yankılamak. Yansımak. Yansıtmak. Aksettirmek. Yankılanmak. Yansımak (ışık). Aksetmek. Yankı yapmak.

Reverberating : Yansıtmak. Yansıma. Yansımak. Aksetmek. Yansıtıcı. Yankılanmak.

Reverberation : Tanin. Yankılama. Yankı. Yankılaşım. Yansıma. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yankılanma. Yansıma (ışık veya ses). Ses dalgalarının, çeperleri pek soğurucu olmayan bir yerde çarpıp geri dönmesi; bu dönme sonunda sesin geride bıraktığı iz. Kapalı bir yerde yinelenen yansımalar dolayısıyla sesin sürüp gitmesi.

Reverberation artifact : Reverberasyon artifaktı. Ultrason dalgalarının katı ortamdan sıvı ortama geçtikleri bölgelerde çizgi biçiminde görülen eko artışları, reverberasyon artifaktı. aşırı yansıtma farklarının bulunduğu dokular yan yana bulunduğunda biçimlenir, yakın alan artifaktı. Yineleme artifaktı.

Reverberation artifacts : Yineleme artifaktı. Yakın alan artifaktı.

Reverberatory : Yansımalı.

 

Reverberantly : Yankılanan bir şekilde.

Reverberator : Yansıtaç. Işıldak. Yansıtıcı. Reflektör. Projektör. Aksettirici.

Reverberant : Rezonant.

İngilizce Reverberates Türkçe anlamı, Reverberates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reverberates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Externalizing : Cismanileştirme. Dışa vurmak. Açığa vurmak. Dışlamak. Maddileştirmek. Haricileştirme. Maddileştirme. Dışsallaştırma.

Resonated : Çınlamak. Rezonans üretmek. Tınlamak.

Reflect on : Kusur bulmak. Kafa yormak. -i iyice düşünmek. Derinlemesine düşünmek. Ayıplamak. Kusurunu göstermek. Hatalı bulmak.

Resounds : Tınlamak. Ses getirmek. Çın çın ötmek. Herkesçe duyulmak. Çınlamak. Yayılmak. Sesi yansıtmak. Dillere destan olmak.

Rebounding : Sekmek. Geri sıçrama. Çarpıp geri gelmek.

Be reflected : Vurmak. Yansıtılmak.

Externalizes : Cismanileştirmek. Dışında bırakmak. Açığa vurmak. Dışsallaştırmak. Haricileştirmek. Dışlamak. Maddileştirmek. Dışa vurmak.

Re echo : Tekrar yankılanmak.

Image : Kopya. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş; görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. tv. almaç görüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü. İmaj. Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İmge. Benzer. Çıkarımcı yolda uzancalı yordamlarda bir kavram yaratmak üzere kullanılan görsel anlatım ya da tasarımsal görünü. Aynı. Şekil.

 

Din : Tekrar tekrar söylemek. Çınlamak. Patırtı. Gürültü etmek. Kulak tırmalayıcı ses. Şamata. Söyleyip durmak. Gürlemek. Gürültü.

Reverberates synonyms : consonate, reverberating, reflects, resonating, externalise, resounding, echoed, throw back, reflected, echo, mirrors, rebounded, reecho, externalized, the mirror, passed on, dinning, reflect, mirroring, mirror, reflecting, pass on, be heard, reechoed, resounded, resound, picture, rebound, resonate, convey, conveys, externalize, resonates.