Liberates türkçesi Liberates nedir
- Azat etmek.
- Kurtarmak.
- Özgürleştirmek.
- Salıvermek.
- Özgürlüğe kavuşturmak.
- Serbest bırakmak.
- Özgürlük tanımak.
- Özgürlüğüne kavuşturmak.
Liberates ile ilgili cümleler
English: Combustion liberates heat.
Turkish: Yanma, ısıyı açığa çıkarır.
Liberates ingilizcede ne demek, Liberates nerede nasıl kullanılır?
Deliberates : Danışmak. Tartmak. Temkinli olmak. Ölçüp biçmek. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Üzerinde tartışmak. Ölçünmek. Tartışmak. Düşünmek. Kasti.
Liberate : Özgürleştirmek. Serbest bırakmak. Salıvermek. Azat etmek. Özgürlüğe kavuşturmak. Özgürlüğüne kavuşturmak. Özgürlük tanımak. Kurtarmak.
Liberated : Serbest. Kurtarılmış. Azat edilmiş. Salıverilmiş. Özgürlüğüne kavuşturulmuş. Özgür bırakılmış. Serbest bırakılan. Serbest bırakılmış. Özgür bırakılmış serbest bırakılmış.
Deliberate : Üzerinde durmak (düşünmek vb). Kasti. Ölçüp biçmek. Danışmak. Temkinli. Ağır. Tartışmak. Kasıtlı. Planlanmış. Dikkatli.
Deliberate attack : Planlı saldırı. Kasti saldırı. Planlı taarruz. Tasarlanmış saldırı. Hazırlıklı taarruz. Amaçlanmış saldırı.
Deliberateness : Düşüncelilik. Kasıt. Dikkatlilik. Teenni. Tedbirlilik.
Deliberate entry barriers : Aksak rekabet piyasalarında firmaların sınır limit fiyat uygulaması gibi bilinçli olarak seçtikleri yöntemlerle yeni firmaların piyasa girişini engellemesi. Kasıtlı giriş engelleri.
Unliberated : Düşüncede özgür olmayan. Serbest bırakılmamış. Özgürleştirilmemiş.
Deliberate planning : İnce düşünülüp hazırlanmış plan. Tasarlanmış plan. Amaçlı planlama.
Indeliberate : Kasıtsız.
İngilizce Liberates Türkçe anlamı, Liberates eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Liberates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bring through : Tedavi etmek. Hayatını kurtarmak. -den kurtarmak. Korumak. Ayıltmak. Kendine getirmek. İyileştirmek.
Bail out : Kefaletle serbest bıraktırmak. Mali destek vererek kurtarmak. Kefaletle kurtarmak. Kurtulmak. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Paçayı kurtarmak. Giren suyu kova ile boşaltmak. Kefaletle serbest bırakmak. Paraşütle atlamak.
Release : Davadan vazgeçme. Deklanşör. Bırakmak. Piyasaya sunmak. Sürmek. Sürüm. Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi. Feragat. Vazgeçme. Yürürlükteki bir görevin kullanmak üzere tuttuğu bir çevre biriminin ya da bir bellek alanının, izlencedeki bir komut, işletmen'in karışması ya da işletim dizgesince uygulanan herhangi bir komut nedeniyle görevle ilişkisini kesmek, bunları herhangi bir başka görev için kullanıma açık duruma getirmek.
Liberalizes : Liberalleşmek. Serbestlik getirmek. Bağımsız kılmak. Erkin kılmak. Liberalleştirmek. Özgürleşmek. Bağımsızlaştırmak. Serbestleştirmek. Serbestleşmek.
Absolving : Bağışlamak. Allah adına günahı affetmek. Affetmek. Aklamak. Suçunu bağışlamak. Arılamak. Beraat ettirmek. Temize çıkarmak. Tenzih etmek.
Liberalise : Serbestleşmek. Serbestlik getirmek. Liberalleşmek. Liberal olmak (ayrıca liberalize). Liberalleştirmek. Özgürleşmek. Bağımsızlaştırmak. Serbestleştirmek. Erkin kılmak. Bağımsız kılmak.
Run : Çarpmak. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Geçip gitmek. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Aday olmak. Akmak. Gitmek (gemi). Uzanmak. Yönetmek. Koşarak geçmek.
Brought off : Başarmak.
Absolves : Arılamak. Aklamak. Suçunu bağışlamak. Temize çıkarmak. Tenzih etmek. Bağışlamak. Affetmek. Allah adına günahı affetmek. Beraat ettirmek.
Cleared : Sıyırıp geçmek. Elde etmek. Tahliye etmek. İlişkisiz. Temize çıkarmak. Dağılmak. Kaldırmak. Limana giriş veya çıkış izni almak. Berraklaşmak. Ödemek.
Liberates synonyms : unspell, disentangles, enfranchises, liberalising, unloosen, dismiss, clean up, manumit, decontrol, disenthrall, delivers, deblock, demobilize, bring off, discharge, extricated, bail, disenthralled, deallocate, disenthral, affranchise, liberate, enfranchised, free, disentangle, absolved, discharges, enfranchise, disenthralls, assoil, set free, letting out, emancipates.
Liberates zıt anlamlı kelimeler, Liberates kelime anlamı
Spell : Dönem. Sihir. Afsun. Büyülenme. Sıra. Kısa mesafe. Söylemek. Hecelemek. Vardiya. Kriz (öksürük vb.).
Confine : Hasretmek. Loğusa olmak. Hapsetmek. Kapamak. Toplamak. Kapatmak. Tahdit etmek. Sınırlamak. Sınırlandırmak. Kısıtlamak.
Illiterate : Eğitimsiz. Okumamış. Okur yazar olmayan. Okuma yazma bilmeyen. Bilgisiz. Abecesiz. Kara cahil. Cahil. Okur yazar değil.

Bu kısımda Liberates kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Liberates ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Liberates anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Liberates ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.