Kitchens türkçesi Kitchens nedir

Kitchens ile ilgili cümleler

English: Many European kitchens have scales because dry ingredients are measured by weight there, unlike in America, where they are measured by volume.
Turkish: Birçok Avrupa mutfakları orada kuru malzemeler tartıldığından dolayı bir teraziye sahiptir, Amerika'da tam tersine onlar hacimle ölçülmektedir.

English: American kitchens are much bigger than Japanese ones.
Turkish: Amerikan mutfakları Japon mutfaklarından çok daha büyüktür.

Kitchens ingilizcede ne demek, Kitchens nerede nasıl kullanılır?

Kitchen appliance : Mutfak aleti.

Kitchen cabinet : (siyaset) cumhurbaşkanı'nın ve başbakan'ın en yakın danışmanları olan hükümet üyeleri. Mutfakta bulunan mutfak eşyaları ve yiyecek saklamak için kullanılan dolap. Mutfak dolabı.

Kitchen equipment : Mutfak malzemesi. Mutfak ekipmanı.

Kitchen garden : Bostan. Sebzelik. Sebze bahçesi. Meyve ve sebze bahçesi.

Kitchen maid : Mutfak hizmetçisi. Aşçı yamağı. Mutfakta yardım eden bayan hizmetçi.

Kitchen stuff : Mutfak kirleri. Taşan tencere ve tavalardan biriken yağlar.

Kitchen towel : Kurulamak için kullanılan küçük havlu (örn.: elleri, bulaşıkları, mutfak tezgahını, vs.). Mutfak havlusu.

Kitchen stove : Kuzine veya mutfak sobası veya fırınlı ocak. Fırın. Mutfak (ocak). Mutfak sobası. Kuzine.

 

Kitchen table : Mutfak masası.

Kitchen utensils : Mutfak eşyaları. Mutfak aletleri. Yemek yapmak ve yemek için kullanılan aletler. Mutfak gereçleri.

İngilizce Kitchens Türkçe anlamı, Kitchens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kitchens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dwelling : Yapı. Hane. Ev. Mesken. Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer. İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer. İkametgah. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. İkamet.

Room : Fırsat. Pansiyon. Olanak. Meydan. Neden. Mekan. Mahal. Oturmak. Apartman. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri.

Habitation : Oturma. Oturacak yer. Yurt. İkamet. Ev. Yerleşim. Yerleşme. Konut. Mesken. Barınak.

Dwelling house : Konut. Mesken. Konut binası. İkametgah. Ev.

Cookeries : Yemek pişirme sanatı. Aşçılık.

Cuisine : Aşçılık. Yemek pişirme yöntemi.

Cookery : Aşçılık. Yemek pişirme sanatı.

Cuisines : Mutfak (türk mutfağı vb gibi). Aşçılık. Yemek pişirme yöntemi. Ahçılık. Yemek pişirme sanatı.

Cookhouse : Küçük kamara. Mutfak yapısı. Yemek pişirmek için kullanılan yer. Gemi mutfağı.

Domicile : İkamet ettirmek. Yerleştirmek. Oturma yeri. Ev. Oturmak. Ödemek (poliçe). İkametgah. Yerleşmek. Kişinin yerleşme amacıyla oturduğu konut. Ödemek.

Kitchens synonyms : ship's galley, herbert kitchener, first earl kitchener of khartoum, horatio herbert kitchener, gastronomy, galley, cookings, cooking, home, kitchen, caboose, kitchenette, abode.