Knotter türkçesi Knotter nedir
- İplik düğümleme cihazı.
- Düğüm atan kimse.
- Düğüm atan şey.
- İplik yapma işlemi sırasında iplik birleştiren makine.
- Düğün söken veya çözen şey.
- Düğümleyen kimse.
- İplik birleştirme makinesi.
- Budak makinesi.
- Düğüm çözen kimse.
Knotter ingilizcede ne demek, Knotter nerede nasıl kullanılır?
Knotters : İplik birleştirme makinesi. Düğümleyen kimse. İplik yapma işlemi sırasında iplik birleştiren makine. İplik düğümleme cihazı. Düğün söken veya çözen şey. Düğüm atan kimse. Budak makinesi. Düğüm atan şey. Düğüm çözen kimse.
Knotted : Düğümlü. Karışık. Budaklı. Düğümlenmiş. Çetrefilli.
Get knotted : Yürü de ense traşını görelim. (öfke haykırışı) beni yalnız bırak. Defol git. Siktir git (argo terim). Yürü anca gidersin. Siktir git. Siktir. Düğüm olmak.
Unknotted : Bir düğümü çözmek. Bir düğümü açmak. Bağlanmış bir ipi veya halatı çözmek.
Knott test : Kanda yaşayan mikrofilerlerin veya solucan larvalarının tanısında kullanılan bir test. Knott testi.
Unknotting : Bağlanmış bir ipi veya halatı çözmek. Bir düğümü açmak. Bir düğümü çözmek.
Knotty : Zor. Çetrefilli. Boğum boğum. Dolaşık. Dubaklı. Budaklı. Düğümlü. Düğüm düğüm. Güç. Boğumlu.
Knottiness : Karmaşıklık. İlmek ve düğümlerle dolu olma. Budaklılık. Düğüm düğüm olma. Birçok boğumu olma durumu. Birçok boğumu olma. Zorluk. İlmek ve düğümle dolu olma.
Knotty problem : Arap saçı. Karmaşık sorun.
Knotting : Dolaşmak. Bağlamak. Düğümlemek. Budaklanma. İlmik bağlama. Büyücülükte kişiyi eyleminden alıkoymak, bağlamak amacıyla üzerine dualar ve büyüsel sözler okunan ip, sicim, urgan, saç gibi nesneleri düğümleme. Düğüm atma. Karıştırmak. Dolaştırmak.
İngilizce Knotter Türkçe anlamı, Knotter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Knotter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ceramicist : Persolen veya kilden objeler meydana getiren kimse. Seramikçi. Çömlekçi. Seramik yapan kimse.
Ceramist : Çömlekçi. Seramikçi. Seramik uzmanı. Çinici.
Craftsman : Zanaatkar. Kalifiye işçi. Ehl-i hiref. Sanatkar. Yığın. Hirfet. Zanaatçı. Usta. Esnaf. Sanatçı.
Artisan : Zanaatçı. Sanatkar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Zanaatkar. Usta. Bir iş kolunda bütün incelikleri kapasyan nitelikte yetkili olan kişi. Kendi emeği ve sermayesini kullanan, yanında az sayıda işçi çalıştıran, küçük sermaye ve zanaat sahibi. Sanatçı. Esnaf. Zanaatla uğraşan kişi.
Other : Başka biçimde. Öbür. Sonraki. Özge. Öteki. Gayri. Başka türlü. Diğeri. Öbürü. Diğer.
Artificer : Mucit. Zanaatkar. Esnaf. Sanatkar. Askeri teknisyen. Zanaatkar asker. Askeri makine ustası. Sanatçı.
Journeyman : Yövmiyeli işçi. Kalfa. Usta oyuncu. Kalitesiz işçi. Usta. Günlük işçi. Ustabaşı.
Thrower : Atan kimse. Atıcı. İbrişim büken kimse. Çömlekçi ustası.
Splicer : Birleştirici. Ekleyici. Yapıştırıcı. Yapıştırma aygıtı. Bağlayıcı. İki parça film veya manyetik bandı birleştirmek için kullanılan alet.
Knotter synonyms : some other, knotters, splicers.
Knotter zıt anlamlı kelimeler, Knotter kelime anlamı
Same : Aynı şekilde. Özdeş. Eşit. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Tıpkısı. Aynı. Tıpkı. Aynısı. Farketmez. Sürüm.
Idle : Avare. Boşta. Boş gezmek. Başıboş. İşlemeyen. Gereksiz. Avarelik etmek. İşe yaramaz. Yersiz. Boş.

Bu kısımda Knotter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Knotter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Knotter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Knotter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.