Koşa nedir, Koşa ne demek

Koşa; Yazın alanında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfatzarf olarak kullanılır.

  • Çift, eş, ikiz
  • Hep birlikte.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sulanacak tarlanın, suyun dağılmasına elverişli yüksek yerinde yapılan depo.

Eğik yerlerde yüksek kısma su çıkarmak için tarla ortasına çekilen set.

Binaların üstüne konan, kalın, yuvarlak sırık, mertek, düver.

Sınırdaş, yan yana.

Av tüfeği, çifte.

Mutlu ol anlamında bir deyim : Koşa yaşa!.

Teknik terim anlamı:

Her bakımdan birbiriyle ilgili iki dizeden kurulmuş divan koşuk birimi: / Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi Kanuni (Muhibbi) / Ayinesi işdir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde bk. koşuk.

Çift, eş, ikiz.

Koşa ile ilgili Cümleler

    Koş ile ilgili Cümleler

    • Mümkün olduğunca hızlı koş ve elimi bırakma.
    • Koş Ali koş.
    • Daha hızlı koş yoksa treni kaçıracaksın.
    • Koş ve saklan.
  • On iki saniyeden kısa sürede yüz metre koşabilir.
  • Koşarken pantolonun boyu önemli mi?
  • Ne kadar hızlı koşarsan koş, asla bir motosikleti yakalayamazsın.
  • Koşarken müzik dinlerim.
  • Her sabah 6.00'da Central parkta koşarım.
  • Koşarak eve gitmek istiyorum.
  • Koşarak buraya geri geldin.
  • Koşamam çünkü çok yorgunum.
  • Bu grup koşacak.
  • Bazı koşucular koşarken su içerler.
  • Tom'dan daha hızlı koşabilirim.
  • Genel olarak, erkekler kadınlardan daha hızlı koşar.
  • “Koşa badem sığmayan dar ağızlım.”
  • Koşarken düştüm.
 

Koşa ile ilgili Atasözü veya Deyim

çok koşan çabuk (veya çok veya tez) yorulur : “insan bir işi yaparken gücünü tasarruflu kullanmalıdır” anlamında kullanılan bir söz.

Koşa anlamı, kısaca tanımı

Çamur koşarları : Kuşlar (Aves) sınıfının, yağmur kuşları (Charadriiformes) takımından, kıyılarda yaşayan ve iyi koşan, bazıları kurak ve taşlık yerleri seven türleri olan bir alt takım

Çöl koşarı : Yağmur kuşları (Charadriiformes) takımının, koşargiller (Cursoriidae) familyasından, 23 cm kadar uzunlukta, Kuzey Afrika ve Batı Asya'da yaşayan bir tür. (Cursorius cursor) Yağmurkuşları (Charadriiforrnes) takımının koşargiller (Cursoriidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 23 cm. Kuzey Afrika ve Batı Asyada yaşar.

İki koşa : [Bakınız: dördül].

İmza koşası : [Bakınız: karalama]. [Bakınız: takma ad koşası].

Kıyı koşarı : Yağmur kuşları (Charadriiformes) takımının, yağmur kuşugiller (Charadriidae) familyasından, su kenarlarında rastlanan, vücudu ak, kuyruğu kül rengi, Avrupa, Afrika ve Asya'da yaşayan bir tür. (Himantopus himantopus) Yağmurkuşları (Charadriiformes) takımının yağmurkuşugiller (Charadriidae) familyasından bir kuş türü. Su kenarlarında rastlanır. Vücudu ak, kuyruğu külrengidir. Güney Avrupa, Kuzey Afrika, Güney Asyada yaşar. Göçücüdür.

Koşa karımak : Beraberce yaşlanmak (yeni evlenenlere dilek olarak söylenir).

Koşa kısa uzun adım : (Yunan Latin tartıbilim Terimi) Birinci ve üçüncü heceleri kısa, ikincisi ve dördüncüsü uzun olan tartı adımı.

 

Koşa kişi : İhtiyar adam.

Koşa komak : Yan yana getirmek.

Koşa uzun kısa adım : (Yunan Latin tartıbilim Terimi) Birinci ve üçüncü heceleri uzun, ikincisi ve dördüncüsü kısa olan tartı adımı.

Koşa yaşamak : Karı koca ömürlerinin sonuna kadar birlikte yaşamak. (Genellikle dua olarak “koşa yaşayınız"gibi kullanılır). Birlikte yaşamak, mutlu olmak (evli çiftler için kullanılan dilek): Koşa yaşayın.

Koşabilme : Koşabilmek işi.

Koşabilmek : Koşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Koşaca : Bir arada, birlikte ve mutlu: Koşaca büyüsünler. Ordu şehrinde, Ulubey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Samsun ilinde, Asarcık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Koşaca karımak : Beraberce yaşlanmak (yeni evlenenlere dilek olarak söylenir).

Koşaçlık : Koşaç görevinde olan kelime veya daha geniş bir anlamla ve bağlacı.

Koşaf : Hoşaf, komposto.

Koşağırmak : Birlikte, mutlulukla yaşlanmak (yeni evlilere söylenen dilek).

Koşak : Taşlık, taş yığını, toprak yığını. Deve yavrusu. Bir dönülük yarışlarda (400 m.) ya da kimi yarışların ilk dönüsünde her koşucu için beşer santimlik ak çizgilerle birbirinden ayrılmış, 1.22 cm. - 1.25 cm. genişliğindeki koşu yolu koşaklarından her biri.

Koşal : “Koş ve al” anlamında kullanılan bir isim”.

Koşalamak : Hırpalamak. Kovalamak, kovmak.

Koşama : Yirmi santim çapında, 3-5 metre uzunluğunda direklik ağaç.

Koşamak : Duvarın sıvası ayrılıp düşecek duruma gelmek.

Koşamey : Çift borulu bir çeşit ney.

Koşamlamak : İki elle avuçlamak. İki elin yan yana gelmesiyle oluşan avuçla ölçmek: Buğdayı koşamladım, on koşam geldi.

Koşan : Davarları bir araya koyup sayma işlemi. Boyunduruğu araba okuna bağlayan ağaç çivi. Boyunduruğa bağlanarak hayvanlara sürükletilerek çektirilen ağaç, odun ve benzerleri şeyler. Kalınca halat. Vergi makbuzu. Mısır koçanı. Koyunları sağmak için kullanılan üstü kapalı koyun ağılı. Davarları bir araya toplayıp sayma. Kesilmiş, budanmış ağaç gövdesi, tomruk. [Bakınız: goşan].

Koşan yolu : Ormanlarda kesilmiş ağaçları taşımak için koşulmuş bir çift öküzün geçtiği yol.

Koşana : Koyunları sağmak için kullanılan üstü kapalı koyun ağılı.

Koşana vurmak : Sağılmak için davarı birbirine bağlamak.

Koşane : Tencere.

Koşanmak : At, eşek işemek.

Koşapınar : Erzurum şehrinde, Aşkale ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kars şehrinde, Selim ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Koşar : Malatya şehrinde, Hekimhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Koşar fare : Kemiriciler (Rodentia) takımından, Afrika, Arabistan, Hindistan ve Orta Asya’da yaşayan, steplerde sürüler oluşturan, gözleri ve kulakları büyük, bitkisel besinlerle beslenen bir memeli türü.

Koşargiller : Kuşlar (Aves) sınıfının, yağmur kuşları (Charadriiformes) takımının, çamur koşarları (Limicolae) alt takımından, gagaları yay biçiminde, Kuzey Afrika ve Batı Asya çöllerinde yaşayan türlere sahip bir familya. (Cursoriidae),iyi bilinen türüdür.

Koşarlar : Adıyaman şehrinde, Gerger belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Koşarmak : Anası ölen bir yavruyu, yavrusu ölen bir hayvana alıştırıp besletmek.

Koşaştırmak : Kavga edenleri kışkırtmak, kavgayı kızıştırmak : Sen de bu döğüşenleri ayıracağına boyuna koşaştırıyorsun.

Koşat : Evlerin, kulübelerin üstünü örtmek için konulan ağaçlar, tavan kirişleri. Erkek keçi.

Koşatlama : Tengirekle bükülen ipleri ikiye katladıktan sonra yapılan yumak. (Gönen Isparta).

Koşatlamak : Birbirine destek olmak, yardım etmek.

Takma ad koşası : Divan yazınında, ozanın adı ya da takma adı bulunan koşa. bk. takma ad. Âşık deyişlerinde takma adın geçtiği koşa.

Koşaç : Ad cümlelerinde özne ile yüklemi birleştiren, yükleme güçlü ihtimal, olumluluk, olumsuzluk, süreklilik, kesinlik kavramları veren -dır / -dir eki veya değil kelimesi.

Koşalık : Koşa olma durumu.

Koşaltı : İki hayvanı birbirine koşma veya bağlama.

Koşam : Avuç. İki avuç dolusu.

Koşamlama : Koşamlamak işi.

Koşar adım : Toplu jimnastikte yapılmış olan hafif tempolu koşu. Hızlı adımlarla, koşarcasına.

Diğer dillerde Koşa anlamı nedir?

Osmanlıca Koşa : beyit