Koşaca karımak nedir, Koşaca karımak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Beraberce yaşlanmak (yeni evlenenlere dilek olarak söylenir).

Koşaca karımak anlamı, tanımı

Karım : Akraba, hısım. Bir parça, bir çiğnem (sakız için). Harmanda savurmak için tınazdan ayrılan bölüm, parça. Altı ay yetecek ölçüde yapılan yufka ekmek. Bağın üst tarafına kazılan, yağmur sularını biriktirmeye yarayan uzun çukur, ark

Koşa : Çift, eş, ikiz. Hep birlikte. Sulanacak tarlanın, suyun dağılmasına elverişli yüksek yerinde yapılan depo. Eğik yerlerde yüksek kısma su çıkarmak için tarla ortasına çekilen set. Binaların üstüne konan, kalın, yuvarlak sırık, mertek, düver. Sınırdaş, yan yana. Av tüfeği, çifte. Mutlu ol anlamında bir deyim : Koşa yaşa!. Her bakımdan birbiriyle ilgili iki dizeden kurulmuş divan koşuk birimi: / Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi Kanuni (Muhibbi) / Ayinesi işdir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde bk. koşuk.

Koşaca : Bir arada, birlikte ve mutlu: Koşaca büyüsünler. Ordu şehrinde, Ulubey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Samsun ilinde, Asarcık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

 

Karıma : Karımak işi.

Karımak : Yaşlanmak, kocamak, ihtiyarlamak.

Beraberce : Birlikte, beraber olarak.

Yaşlanmak : Yaşı ilerlemek, ihtiyarlamak.

Yaşlanma : Yaşlanmak işi. Organizmanın belirli ömrünü tamamlaması. Aşırı doygun bir katı çözeltinin, dengeli duruma geçerken çökelme yaratması olayı. Döllenme ile ölüm arasında yayılan gelişme ve büyüme aşamaları.

Söyleni : Halkın gerçeklik ve doğruluklarını düşünmeden benimsediği, aslında uydurma kişilerle olaylardan kurulu olan, geleneksel anlatı türü. bk. nedenli söylence, karşılığı masal, saga, öykünce.

Beraber : Birlikte, bir arada. -e rağmen, -e karşın. Aynı düzeyde.

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.

Dilek : Bir kimsenin dilediği şey, istek, talep, temenni, rica, murat.

Yaşla : Yaş iken.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Evle : Öğle. Öğle vakti. Öğle, öğleyin.

Diğer dillerde Koşa uzun kısa adım anlamı nedir?

Fransızca'da Koşa uzun kısa adım nedir ? : ditrochée