Söyleni nedir, Söyleni ne demek

Söyleni; Halk Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Halkın gerçeklik ve doğruluklarını düşünmeden benimsediği, aslında uydurma kişilerle olaylardan kurulu olan, geleneksel anlatı türü. bk. nedenli söylence, karşılığı masal, saga, öykünce.

Söyleni ile ilgili Cümleler

  • Onun Britanya'da olduğu söylenir.
  • Söylenilmesi gerekirdi.
  • Tom'un komuta subayını öldürdüğü söyleniyor.
  • Söylenileni yapmaktan başka seçeneği yoktu.
  • Gerçeğin şarapta gizli olduğu söylenir.
  • Gitmen gerektiği söyleniyor.
  • Küresel ısınmanın karbondioksit emisyonu ile doğrudan ilgili olduğu söyleniyor.
  • Onun Almanya'da çeviri okuduğu söyleniyor.
  • İngilizlerin tutucu olduğu söyleniyor.
  • Yalan söylenilen kişi benim.
  • İyi bir doktor olduğu söyleniyor.
  • Ali yapması söylenilen şeyi yapsa iyi olur.

Söyleni anlamı, kısaca tanımı

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler

 

Söyleniş bozukluğu : Beyindeki konuşma özeğinin bir özürü yüzünden sözcüklerin söylenmesinde beliren bozukluk.

Yaşam söyleni : İnsan, hayvan, bitki, doğum, yaşam ve ölüm gibi oluşumları içeren söylen türü. bk. söylen, karşılığı doğal söylen, toplumsal söylen, işbilimsel söylen.

Yazım ve söyleniş yönünden benzerlik : Yazım ve söyleyiş yönünden benzerliği olması nedeniyle, marka olarak kullanılmayan imler.

Söylenilme : Söylenilmek işi.

Söylenilmek : Söylenmek. Herhangi biri söylenmek.

Söyleniş : Söylenme işi. Söyleyiş, telaffuz.

Nedenli söylence : Açıklayıcı nitelikte olan söylence, bk. söylence. karşılığı nedenli saga.

Geleneksel : Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.

Gerçeklik : Gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat, hakikilik, şeniyet, realite, reellik.

Söylence : Efsane.

Doğruluk : Doğru ve dürüst olma durumu, doğru olana yakışır davranış, dürüstlük, adalet. Düşüncenin gerçekle uyuşması, yargı ve önermelerin gerçeğe uygun olması.

Gerçekli : Gerçeklenmiş, gerçek olduğu anlaşılmış, muhakkak.

Öykünce : Fabl.

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Uydurma : Uydurmak işi. Yeni bir biçim verilmiş. Gerçek dışı, uydurulmuş olan, yalan, sahte, asılsız, düzme. Şişirme haber.

Doğrulu : Bir doğru boyunca olan, müstakim.

Nedenli : Nedeni olan, sebepli.

Düşünme : Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Diğer dillerde Söyleni anlamı nedir?

İngilizce'de Söyleni ne demek ? : dite