Kollaps nedir, Kollaps ne demek

Kollaps; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Çevresel damarların genişleyip burada kanın toplanmasıyla oluşan ağır bir çöküntü tablosu, vücutta bütün kuvvetlerin birdenbire kesilmesi.

Normal tonusun kaybedilmesi sonucu büzüşmesi, küçülmesi, sönmesi veya çökmesi.

Vazodepresyon.

Kollaps anlamı, tanımı

Kollap : Menteşe

Gırtlak kollapsı : Özellikle kısa kafalı köpek ırklarında gırtlağın katlanıp bükülerek üst hava yollarında tıkanıklığa neden olması.

Kardiyovasküler kollaps : Şok.

Kollapsus dönemi : Anestezik ilaçların yüksek dozda uygulanması sonucunda solunum ve dolaşım gibi önemli yaşam merkezlerinin felç olduğu anestezi dönemi.

Trake kollapsı : Soluk borusu halkalarının üstten aşağıya doğru yassılaşması ve kaz ötüşüne benzer öksürük sesiyle belirgin, özellikle küçük cüsseli köpek ırklarında görülen, kondrodisplazinin bir göstergesi olarak değerlendirilen patolojik değişim. Soluk borusunun dorsalindeki zarın gevşekliğinden kaynaklanır.

Vazodepresyon : Kan basıncında düşme, kollaps.

Birdenbire : Ansızın.

Kaybedilme : Kaybedilmek işi.

Çevresel : Çevre ile ilgili.

Kuvvetle : Güçlü ve sağlam bir biçimde. Üzerinde durarak, direnerek.

Toplanma : Toplanmak işi.

 

Çöküntü : Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler.

Küçülme : Küçülmek işi.

Büzüşme : Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.

Kesilme : Kesilmek işi.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Normal : Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.

Burada : Bu yerde.

Birden : Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.

Diğer dillerde Kollaps anlamı nedir?

İngilizce'de Kollaps ne demek ? : collapse