Komak nedir, Komak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Durdurmak, kaçırmamak.

Delik.

Koyuvermek, bırakmak: Aman kardeşim şunu koma kaçacak.

Koymak.

Bırakmak.

Teknik terim anlamı:

Bırakmak, terketmek, vaz’ etmek.

Müsaade etmek, izin vermek, serbest bırakmak, salıvermek.

Alıkoymak.

Tesir etmek.

Komak kısaca anlamı, tanımı

Koma : Bazı hastalıklar, yaralanmalar, zehirlenmeler sırasında görülen anlama, duyma ve hareketin büsbütün veya az çok kaybolmasıyla beliren bilinç kaybı durumu. Eski Yunanlarda, eşit olmayan iki ses arasında kulakla seçilebilecek en küçük aralık

Andını yere komak : Yeminini yerine getirmemek.

Arda komak : Asıvermek, iliştirivermek.

Asa komak : Asıvermek. Asıp bırakmak.

Aşağa komak : Alçak görmek, değer vermemek. Alçaltmak, hafifletmek.

Baş komak : Can feda etmeğe razı olmak. Saygı ile baş eğmek.

Baş yere komak : Yere yüz sürmek.

Boş komak : Serbest bırakmak.

Canı yoka komak : Hayatı fedaya hazır olmak.

Demür komak : Demir atmak, demirlemek.

Dırca komak : Karşı koymak, karşı gelmek.

Diri komak : Yaşatmak, sağ bırakmak.

Döğün komak : Dağ basmak, dağlamak.

Döşek komak : Yatak yapmak, yatak sermek.

Duta komak : Alıkoymak, bırakmamak, tevkif etmek.

Dutu komak : Rehin olarak bırakmak.

Dutuya komak : Terhin etmek.

El arkasını yere komak : Pes demek, aczini itirat etmek.

 

El komak : El çekmek, vaz geçmek.

Elden komak : Elden bırakmak, terketmek, ihmal etmek.

Gerü komak : Tehir etmek, geri bırakmak. Alıkoymak, mani olmak.

Gönül komak : Küsmek, darılmak, kırılmak.

Hakkına komak : Hakkından gelmek, lâyık olduğu dersi vermek.

İslime komak : Kaysıları sıcak bir odada, eritilmiş ve gaz hâline getirilmiş kükürtle pişirmek.

Karar komak : Karar vermek, karara bağlamak.

Kendözünü komak : Terk-i nefs etmek, benlikten vaz geçmek.

Kolayına komak : Arzusuna bırakmak, serbest bırakmak.

Koşa komak : Yan yana getirmek.

Koz kabuğuna komak : Pek sıkmak, sıkıştırmak.

Köz komak : Ateşlemek, korla yakmak.

Nişan komak : Nişanlamak, nişan yapmak.

Ok komak : Oku atıp saplamak, isabet ettirmek.

Otur komak : (> oturur komak) Oturtmak.

Öç komak : Bahis tutuşmak.

Öğdül komak : Yarışı kazanana verilmek üzre ortaya mükâfat koymak.

Önünde baş komak : Yere kapanmak.

Parmağını ağzında komak : Parmağını dudaklarına dokundurarak sükût işareti yapmak.

Salma komak : Başı boş, serbest bırakmak.

Sınur komak : Sınırlamak, hudut tâyin etmek.

Sille komak : Tokat atmak.

Söze komak : Söz söylemesine müsaade etmek, söz söylemesine meydan vermek.

Tanlaya komak : Yarına bırakmak, sabaha bırakmak.

Taşı taşa komak : Taşı taş üstüne koymak, bina etmek.

Yabanda komak : Yabancı sayıp dışarda bırakmak.

Yerine komak : Yerine getirmek, ifa etmek.

Yol komak : Yol göstermek.

Yüz yerde baş komak : Yüzükoyun yere kapanmak.

Diğer dillerde Kolza toprak piresi anlamı nedir?

Almanca'da Kolza toprak piresi ne demek ? : rapserdfloh