Kuwait türkçesi Kuwait nedir

  • Kuveyt.

Kuwait ile ilgili cümleler

English: This tanker is bound for Kuwait.
Turkish: Bu tanker Kuveyt'e gidecek.

English: Kuwait suffered severe damage.
Turkish: Kuwait ciddi hasar gördü.

English: In August 1990, Iraq invaded Kuwait.
Turkish: Ağustos 1990 da, Irak Kuveyt'i işgal etti.

Kuwait ingilizcede ne demek, Kuwait nerede nasıl kullanılır?

Kuwaiti : Kuveyt. Kuveytli. Kuveyt'le alakalı yada kuveyt'in veya orada yaşayanlarla alakalı. Kuveyt'e özgü.

Chikuwa : Chikuwa. Izgara yapılmış kamabokoya verilen ad.

İngilizce Kuwait Türkçe anlamı, Kuwait eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kuwait ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Near east : Doğu akdeniz çevresindeki ülkelerin topluca adı. Yakın doğu. Yakındoğu.

Kuwaiti : Kuveyt'le alakalı yada kuveyt'in veya orada yaşayanlarla alakalı. Kuveytli. Kuveyt'e özgü.

Opec : Petrol ihraç eden ülkeler örgütü. Ekonomisi petrolden elde edilecek gelirlere bağlı gelişmekte olan ülkeler arasında petrol fiyatlarında istikrarı sağlamak veya yükseltmek amacıyla 1960 yılında yapılan bağdat konferansında iran, ırak, kuveyt ve venezüella tarafından kurulan ve daha sonra katar, endonezya, libya, cezayir, nijerya, suudi arabistan, birleşik arap emirlikleri, angola’nın katılımıyla genişleyen örgüt. Petrol ihraç eden ülkeler teşkilatı. Aynı ticari politikaları izleyen petrol ihraç eden ülkelerin uluslararası organizasyonu. Petrol dışsatımcısı ülkeler örgütü.

 

Mideast : Orta doğu.

Arab league : Ortak arap menfaatlerini yükselmek için çalışan arap birliği. Arap birliği. Arap ligi.

Asia : Asya kıtası. Asya.

Middle east : Ortadoğu. Orta doğu.

Kuwait synonyms : organization of petroleum exporting countries, gulf states, state of kuwait, capital of kuwait, kuwait city, koweit.