Near east türkçesi Near east nedir

  • Yakın doğu.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Yakındoğu.
  • Doğu akdeniz çevresindeki ülkelerin topluca adı.

Near east ile ilgili cümleler

English: Forks were used for many years in Europe and the Near East, but only for cooking.
Turkish: Çatallar yıllardır Avrupa'da ve Yakın Doğu'da kullanılıyordu, ama yalnızca yemek pişirmek için.

Near east ingilizcede ne demek, Near east nerede nasıl kullanılır?

Near : Bitişik. Sıkı. Samimi. Yanında. Yakın. Yaklaşmak. Yakınlaşmak. Teklifsiz. Yakında. Cimri.

East : 21 mart ve 23 eylülde güneş'in gözeriminde doğduğu yan. Doğu. Doğuya. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Doğuya doğru olan. Gündoğusu. Herhangi bir yerde gün-gece eşitliği günlerinde güneşin çevrende doğduğu yön. bk. anayönler. Nevada eyaletinde şehir. Doğuya doğru. Doğudaki bölüm.

Near eastern horse encephalomyelitis : Yakın doğu at ensefalomiyelitisi. Borna hastalığı.

The near east : Yakın doğu.

United nations relief and works agency for palestine refugees in the near east : .

Near and dear : Değerli olan insanlar. Çok yakınlar. Aile üyeleri.

İngilizce Near east Türkçe anlamı, Near east eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Near east ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Antiquity : Eski uygarlık. Antikite. Kalıntılar. İlkçağ. Tarihçe bilinen en eski zamanlardan, genellikle batı roma imparatorluğunun çöküşüne (476) değin geçen zaman kesimi. Eski çağlar. Çok yaşlı kimse. Eskilik. Eski yapıtlar.

Armour : Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi. Zırhlı güçler. Zırh kablo. Zırh. Güney dakota eyaletinde şehir. Zırhla kaplamak. Yarak. Korumalık. Silah.

Acropolis : Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer. İç kale. Akropol.

Barricade : Barikat yapmak. Engel. Tabur. Barikat kurmak. Siper. Berkitilmiş tabya ve sığınak. Set çekmek. Geçiş engeli. Barikat.

Barbary : Afrika'nın kuzeyinde batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Berberi. Kuzey afrika kıyısında mısır'ın batısında kalan ülkelerin topluca adı: libya, cezayir, tunus, fas. Batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Mağrip.

Areopagite : Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse. Areopagit. Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi.

Archives : Evraklar. Belgelerin saklandığı yer. Arşiv. Arşiv binası. Arşiv odası. Resmi evrak ve kayıtlar. Kayıtlar. Arşivler. Belgelik.

Archer : Yay. İowa eyaletinde şehir. Florida eyaletinde şehir. Okla silahlanmış asker. Okçu. Kemankeş.

Autocracy : Saltçılık. Otokrasi. İstibdat. Mutlakiyet idaresi. Mutlak monarşi. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Otokrasiyle yönetilen ülke. Saltıkçı yönetim. Baskı rejimi. Saltıkçılık.

Near east synonyms : the near east, archon, barbarian, almanac, areopag, armistice, axis powers, apostle.