Labors türkçesi Labors nedir
Labors ingilizcede ne demek, Labors nerede nasıl kullanılır?
Laborsaving : İşi azaltan. Kolaylaştırıcı. Daha az emek isteyen. Zahmeti azaltan. Emeği azaltan. Zahmeti azaltan (ayrıca laboursaving).
Belabors : Çok uzatmak. Üzerinde fazla durmak. Pataklamak (argo terim). Pataklamak. Dövmek. Uzatmak. Lafı uzatmak. Benzetmek.
Labor agreement : Toplu iş sözleşmesi. İş anlaşması. İş sözleşmesi. Toplu sözleşme.
Labor and management : İşçi ve işveren.
Labor and social affairs ministry : Çalışma ve sosyal güvenlik konuları ile ilgili devlet organı. Çalışma ve sosyal işler bakanlığı.
Labor dispute : İş anlaşmazlığı. Grev ilan etmeden önceki yasal süreç. İşçi ve işveren arasındaki anlaşmazlık. İşçi-işveren anlaşmazlıkları.
Labor camp : Çalışma kampı.
Labor efficiency : İş verimliliği. İşgücü verimliliği. İşte yeterlilik seviyesi.
Labor court : İş mahkemesi. İş anlaşmazlıklarını çözümleyen mahkeme. İşçi-işveren ilişkilerine bakan mahkeme.
Labor day : İş günü. İşçi bayramı. İşçi ve emekçi bayramı.
İngilizce Labors Türkçe anlamı, Labors eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Labors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Make an effort : Çabasında olmak. Efor sarf etmek. Çaba göstermek. Gayret etmek. Çabalamak. Çok çaba sarf etmek. Çaba harcamakçaba harcamak. Efor sarfetmek.
Hunt : Araştırmak. Avlamak. Av. Kovalamak. Avlak. Avda kullanmak. Avlanmak. Aramak. Avlanma.
Working class : Çalışan sınıf. Marksist kuramda üretim sürecine kendi özgür iradesi ve sahip olduğu tek üretim faktörü olan emek gücüyle katılarak yalnızca ücret geliri elde eden sınıf. Çalışanlar sınıfı. Çalışan kesim. Emekçi sınıfı. İşçi kesimi. İşçi sınıfı. Proleterya. Emekçi sınıf.
Labour : Doğum. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren çalışma süreci. Emek harcamak. İşçi. İşgücü. Ayrıntılara girmek. ä°şçi partisi üyesi. Boğuşmak. İş gücü.
Exertion : Zahmet. Çaba. Emek. Uğraş. Ceht. Sarfetme. Güç harcama. Efor. Gayret.
Belabours : Dövmek. Benzetmek. Üzerinde fazla durmak. Çok uzatmak. Pataklamak. Uzatmak.
Beat a dead horse : Halihazırda çözülmüş bir meseleyle uğraşmak. Boşuna çene yormak. Boşa kürek çekmek. Boşa uğraşmak. Havanda su dövmek. Isıtıp ısıtıp önüne getirmek. Artık sorun vermeyecek bir işle uğraşmak. (argo terim) gelmiş geçmiş bir işle uğraşmak. Ölü bir ata vurmak.
Travailing : Sancı. Zahmet. Zahmet çekmek. Doğum sancıları. Sancılanmak. Eziyet. Eziyet çekmek.
Be occupied with doing : Yapmakla meşgul olmak. Meşgul olmak.
Haymaking : Kuru ot üretimi. Otları kesme ve yem yapmak için saklama işi. Devam ederken uygun durumdan avantaj sağlama. Saman yapma.
Labors synonyms : lumpenproletariat, labor pool, socio economic class, organized labor, functionate, toil, function, make a bid for, agonises, lucubrating, functions, endeavouring, endeavor, travail, worker, travails, stratum, lucubrates, be in the race to stay, travailed, catch, bear down, be occupied in doing, agonise, belaboring, lucubrate, attend to, effort, drudgery, class, lucubrated, plodding, be at war with.

Bu kısımda Labors kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Labors ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Labors anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Labors ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.