Labour relations türkçesi Labour relations nedir

Labour relations ingilizcede ne demek, Labour relations nerede nasıl kullanılır?

Labour : ä°şçi partisi üyesi. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren çalışma süreci. Boğuşmak. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü. Çalışmak. Uğraşmak. Güçlükle hareket etmek. İşçi. Çabalamak. Doğurma.

Relations : Akrabalar. Alışveriş. Soy sop. Aile. Karşılıklı ilişki.

Labour saving technique : Emek tasarruf edici teknik. Veri teknoloji ve aynı eş ürün eğrisi üzerinde kalma koşuluyla, ücretlerin faize göre yükselmesi nedeniyle, bir ürünün üretiminde emeğin yerine sermayenin kullanılması.

Labour agreement : İş sözleşmesi. Toplu iş anlaşması.

Labour augmenting technical progress : Emek gücünde fiziksel bir artış olmadığı halde tıpkı emek gücünde bir artış olmuş gibi çıktıda artışa neden olan teknolojik gelişme. bu durum üretimde emek gücünün sayısını arttırmaksızın çıktı içinde emek payını artırır. Emek artıran teknolojik ilerleme.

Labour camp : Çalışma kampı.

İngilizce Labour relations Türkçe anlamı, Labour relations eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Labour relations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Labor relations : İşçi ve işveren ilişkileri. İşçi işveren ilişkileri. İş ilişkileri. İşçi-işveren ilişkileri toplu sözleşme görüşmeleri vb.

Industrial relations : Endüstri ilişkileri. Endüstriyel ilişkiler. Çalışma yaşamındaki işçi-işveren örgütleri ile devletin işlev ve rollerini, birbirleriyle karşılıklı ilişkilerini düzenleyen ve çözümleyen süreç. İşçi işveren ilişkileri.

Employee employer relations : Çalışanlarla işverenlerinin karşılıklı ilişkileri.