Relations türkçesi Relations nedir
Relations ile ilgili cümleler
English: Neighbourly relations are necessary for success.
Turkish: Dostça ilişkiler başarı için gereklidir.
English: How are relations between the two of them going?
Turkish: Onların ikisi arasındaki ilişkiler nasıl gidiyor?
English: American-British relations showed improvement.
Turkish: Amerikan-İngiliz ilişkileri gelişme gösterdi.
English: One of the greatest dangers in your human relations is self-centeredness.
Turkish: İnsan ilişkilerinde en büyük tehlikelerden biri bencillik.
English: Japan maintains friendly relations with the United States.
Turkish: Japonya, Birleşik Devletlerle dostça ilişkiler sürdürüyor.
Relations ingilizcede ne demek, Relations nerede nasıl kullanılır?
Relations of production : İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Toplumsal yaşamda özdeksel zenginliklerin üretimi, değişimi ve dağılımı süreci içinde toplum üyeleri arasında ortaya çıkan ve insan bilincinden bağımsız olarak var olan nesnel özdeksel ilişkiler. Üretim ilişkileri. Marksist yaklaşımda, üretim araçlarının mülkiyet biçimi; çeşitli sosyal sınıfların üretimdeki yerleri; üretilen nesnelerin bu gruplar arasındaki dağılımı gibi unsurlara dayanan; altyapı ve üstyapıdan oluşan toplumu biçimlendiren ilişkiler bütünü.
Capitalist relations of production : Marksist yaklaşımda, üretim araçları mülkiyetinin kapitalist sınıfın elinde bulunduğu, emek gücünün metalaştırıldığı ve üretimin temel amacının artık değer üretimi olduğu üretim ilişkileri. Kapitalist üretim ilişkileri.
Cement good relations with : ...ile dosluk kurmak. İle dostluk kurmak.
Collective relations of working : Toplu iş ilişkileri. Bir işçi topluluğu ile bir işveren ya da işveren kuruluşu arasında uğraşıları olan konu üzerindeki ilişkiler.
Domestic relations law : Akrabalık kanunu. Akrabalık ilişkileri yasası.
Us senate foreign relations committee : Abd senatosu dış ilişkiler komitesi.
Cemented the relations : Güçlendirilmiş ilişki. İlişkiyi güçlendirme.
Race relations board : Irkçılıkla mücadele komitesi (ing.).
Abnormal relations : Garip ilişkiler. Sapkın ilişki. Anormal ilişkiler. Hastalıklı ilişki.
Chief commissioner of labor relations : İşçi ilişkileri baş komiseri. Fonksiyonu ekonomideki işgücü ilişkilerini yönetmek ve işgücü tartışmalarının çözümlenmesine yardımcı olmak olan çalışma bakanlığı'ndaki hükümet görevlisi.
İngilizce Relations Türkçe anlamı, Relations eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Relations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Of kin : Aile üyeleri.
Purchase : Kaldıraçla kaldırmak. Ele geçirmek. Elde etmek. Tecimsel olsun ya da olmasın bir nesneyi alıp verme işlemi. Alım. Kazanmak. Manivela ile çekmek. İştira yapmak.
Kindred : Akraba olan. Benzer. Akrabalık. Kodak. Aynı türden. Kafa dengi. Akraba. Soy. Benzeme.
Social relation : Toplumsal ilişki. Sosyal ilişki.
Dealing : Dağıtma. İş. Ticaret. Uğraşma. Muamele. İlişki. Davranış. Yaklaşım.
Merchandising : Teşhir tanzim. Satın alma. Ticari satış. Mağazacılık. Ürün temini. Ürünün satış noktasındaki bulunurluğunu ve görünürlüğünü sağlamaya yönelik pazarlama çabalarının tümü. Ticaret yapmak. Satışı geliştirme yöntemi. Alışveriş etmek.
Buying and selling : Alım satım. Alım satım yapma.
Interrelationships : Karşılıklı olma. Karşılıklı münasebet. Karşılıklılık. Karşılıklı bağımlılık.
Custom : Örf. Adet. Bir toplumda yürürlükte olan ve insanların tutumlarına yön veren görenek, inanç ve alışkıların tümü. Özel. Töre. Görenek. Gelenek. İtiyat. Örf ve adetler hukuku. Bir toplumda halkın; yasaların ve yönetici kurumların etkisi altında kalmadan toplumsal, ekonomik, kültürel ve güncel sorunlarını, dinsel ve geleneksel anlayışlarına aykırı düşmeyecek bir biçimde çözümlemek amacıyla oluşturduğu ve kesinkes uyulması zorunluluğu bulunan kurallardan her biri. bk. halkbilimsel görenek, sözlü görenek, kişisel görenek, göreneksel yasa, egemen görenek, krş. gelenek, boşinanç.
Relations synonyms : reciprocal relationship, marketing, commerces, shoppings, dealings, family circle, interrelations, kith, commerce, folk, domestic, household, reciprocation, connection, oldies, interrelation, people, kindreds, buying, privity, relatives, kinsfolk, privities, family, peopling, next of kin, shopping, menages, correlation, kin, interrelationship, relation, flesh and blood.

Bu kısımda Relations kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Relations ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Relations anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Relations ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.