Laced türkçesi Laced nedir

Laced ile ilgili cümleler

English: They gave him a glass of orange juice laced with vodka.
Turkish: Onlar ona votka katılmış bir bardak portakal suyu verdiler.

English: She laced her shoes.
Turkish: O ayakkabılarını bağladı.

English: Ali took some alcohol from the bottle and replaced it with water.
Turkish: Ali şişeden biraz alkol alıp suyla değiştirdi.

English: Ali placed some cups of tea on the table.
Turkish: Ali birkaç bardak çayı masaya koydu.

English: Ali replaced a fan belt.
Turkish: Ali fan kayışını değiştirdi.

Laced ingilizcede ne demek, Laced nerede nasıl kullanılır?

Laced beam : Kafes kirişi. Kafes kiriş.

Laced card : Çok delikli kart.

Laced shoe : Bağlı ayakkabı.

Laced up : Bağlamak. Bağcıklarını bağlamak. Bağcıklı ayakkabı. Bağlamak (ayakkabı).

Straight laced : Bağnaz.

Interlaced scanning : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aralıklı tarama. Düz taramada elektron demetinin bütün resmi soldan sağa ve yukarıdan aşağıya bir kez taramasına karşılık, aynı demetin önce tek satırları tarayarak bir alan, sonra çift satırları tarayarak ikinci alanı taraması yöntemi. Geçmeli tarama. Aralıklı tanıma. Tek-çift tarama.

Emplaced : Mevzilendirmek. Yerleştirmek. Mevzilendirilmiş. Belirli bir yere yerleştirilmiş.

 

Strait laced : Bağnaz. Tutucu. Dar görüşlü. Mutaassıp.

Displaced person : Mülteci. İşgal ettiği ülkelerden almanyaya gönderilen işçi. Yurtsuz kişi. Evinden edilmiş kişi. Savaş gibi nedenlerle vatanını terk etmek zorunda bırakılmış kimse. Yerinden edilmiş kişi. Yerinden uzaklaştırılan kimse.

Misplaced : Yanlış yerleştirmek. Yanlış yere koymak.

İngilizce Laced Türkçe anlamı, Laced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lacily : Dantelli bir şekilde.

Associated with : İlişkilendirilmiş. İşbirliği yapmak. İlişkili. Birleştirmek veya birleşmek. İttifak yapmak. Bağlantı kurmak. İlişkili öğe. İle birlikte. İle ilişkili.

Laciest : En dantelli. Dantel gibi.

Spiked : Tırnaklı. Başaklı. İçkili. Ucu sivri. Alkollü. Çivili.

Adhered : Katılmak. Yapışık. Bitiştirmek. Sadık. Bağlanmak. Bağlı kalmak. Yapışmak.

Trimmed : Kırpılmış. İşlenmiş. Kesilmiş. Donatılmış. Süslenmiş. Budanmış. Düzgün bir şekilde yerleştirilmiş.

Lacy : Dantel gibi. Dantelden yapılmış.

Patterned : Desenli. Örnek almak. Numune olarak yapılmış. Örneğe göre yapmak.

Anchored : Ankastre. Demirli. Saplanmış.

Tied : Borç veren ülkeden satın alma şartı getiren. Düğümlenmiş. Bağlanmış.

Laced synonyms : adjective, anastomotic, affiliated, ornamented, amenable, adhesive, lacier, allegiant, adherents, adherent, lacelike, appendant, invected, appertaining, affined, ancillary, appurtenant.

Laced zıt anlamlı kelimeler, Laced kelime anlamı

Unlaced : Bağlarını çözmek. Çözmek. Bağlarını açmak. Bağcıklarını çözmek. Bağcıklarını açmak (ayakkabı). Bağını çözmek. Bağcıklarını açmak. Açmak.

 

Plain : Sadelik. Süssüz. Düz. Açıklık. Düzlük. Yalın bir dille. Yalın. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Vuzuh.

Laced ingilizce tanımı, definition of Laced

Laced kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Decorated with narrow strips or braid. [Bakınız: Lace]. Fastened with a lace or laces.