Lacer türkçesi Lacer nedir

Lacer ingilizcede ne demek, Lacer nerede nasıl kullanılır?

Lacerability : Yırtılabilir olma durumu. Yırtılabilir olma. Kesilebilir olma durumu. Kopabilir olma durumu.

Lacerable : Yırtılabilir. Paralanabilir. Parçalanabilir. Yırtılabilir olma.

Lacerate : Kırmak. Kenarları derin ve düzgün olmayan şekilde parçalanmış yaprak. Yaralama. Yaralamak. Üzmek. Laserat. Tırmalamak. Yırtmak. Parçalamak.

Lacerated : Kopuk. Parçalanmış. Hasarlı. Yırtılmış. Yırtık. Sökülmüş. Pürüzlü. Yaralanmış.

Lacerates : Yaralamak. Üzmek. Parçalamak. Yırtmak. İncitme. Yaralama. Kırmak. İncitmek (duygularını). Tırmalamak. Kırmak (kalbini).

Lacerations : Yırtma. Kırma. Yaralanma. Keskin kısımlar. Kesilme. Yırtılma.

Lacertidae : Gerçek kertenkeleler. Kertenkele familyası. Sürüngen ailesinin alt grubu. Hakiki kertenkeleler. Özkertengelegiller.

Lacerating : Üzme halleri. Yaralamak. Parçalamak. Kırmak. Kırma. Üzmek. Yaralama. Yırtmak. Parçalama. Yırtılma.

Lacerative : Kopabilen. Yırtmaya meyilli. Zarar verebilir veya yaralayabilir. Yırtılabilen veya sökülebilen.

Lacertilia : Kertenkelele.

İngilizce Lacer Türkçe anlamı, Lacer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lacer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Binderies : Ciltevi. Birleştirme. Birleştirici. Mücellithane. Cilt evi. Ciltçi.

Connecters : Birleştiren veya bağlayan kimse veya bir şey.

Connecting : Aktarmalı. Birleştiren. Bağlantı kuruluyor. Bağlantı. Birleştirici. Çalıştırma. Bağlayan. Başlama. Bağlama.

Binding agent : Birleştirici madde. Yapıştırıcı. Bağlayıcı madde. Binder.

Workman : Kendisine karşılığında aylık ya da ücret verilerek çalıştırılan kişi. Görevli işçi. Ücretli. Emekçi. Başkasının yararına beden gücünü ya da el uzluğunu kullanarak ücretle çalışan kişi. Amele. İşçi. Personel. Zanaatçı. Bağımlı çalışan.

Working man : Çalışan erkek. Çalışan adam. Erkek işçi. İşçi. Amele.

Conjunctive : Bağlaç görevi yapan. Birleştiren. Birleşik. Bitiştirici yargı. Bağlaç görevi gören kip. Bitiştiren. Bağlayan. Bitişik.

Coilers : Koyler. Kangal sarıcı. Başka bir nesneyi saran kimse veya şey. Bağ. Bobin sarıcı.

Bonders : Birleştirici madde. Bonolarla uğraşan kimse. Bağlayıcı malzeme. Birleştirici. Tahvillerle çalışan kimse. İki şeyi birleştiren madde. Bağlantı taşı. Örgü taşı.

Bindery : Ciltçi. Birleştirme. Cilt evi. Mücellithane. Ciltevi. Birleştirici.

Lacer synonyms : working person, bounding, binding, coiler, binder, bonder, conjunctives, lacers, workingman, connecter, connective.