Lacquerer türkçesi Lacquerer nedir

  • Kılıfına uyduran kimse (güzel sözlerle, vs.).
  • Vernikçi.
  • Yağcı.
  • Lakacı.
  • Cilalayan kimse.
  • Vernikleyen kimse.
  • Lake ile kaplayan kimse.

Lacquerer ingilizcede ne demek, Lacquerer nerede nasıl kullanılır?

Lacquerers : Vernikçi. Lakacı. Vernikleyen kimse. Yağcı. Lake ile kaplayan kimse. Kılıfına uyduran kimse (güzel sözlerle, vs.). Cilalayan kimse.

Lacquered : Laklı. Lake. Verniklenmiş. Lake ile kaplanmış. Vernikli. Cilalanmış.

Lacquered tin plate : Laklı teneke.

Lacquer painting : Lake. Vernikli boya. Lake boya.

Lacquer printing : Lake baskı.

Lacquers : Verniklemek. Lake kaplamak.

Lacquering : Filme vernik katı çekme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Laklama. Verniklemek. Vernikleme. Lake kaplamak.

Acetyl cellulose lacquer : Selüloz asetat verniği.

Japan lacquer : Japonya'da çıkan siyah parlak cila. Japon cilası.

Lacquer : Vernik. Lake. Reçineli vernik. Verniklemek. Oje. Briyantin. Laka. Cila. Lake kaplamak. Saç spreyi.

İngilizce Lacquerer Türkçe anlamı, Lacquerer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lacquerer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buttery : Kantin (üniversite). Tereyağlı. Kiler. Kolpa. Fazlasıyla yapmacık. Aşırı yapmacık. Tereyağı gibi. Kantin (üniversite terimi).

 

Deadheads : Bir yere giriş parası vermeden giren kimse. Kuruyan çiçekleri toplamak. (çiçek) ölü başları temizlemek. Başarısız kimse. Dalkavuk. Giriş kartı sahibi. Sıkıcı tip. Biletsiz yolcu veya seyirci. Bedavacı.

Ornament : Tezyinat. Süs eşyası. Temelinde dinsel-büyüsel inançlar; kişinin kendini saydırma ve toplumsal yerini belirleme isteği; zenginlik, cinsel istek uyandırma vb. nedenlerle sırasında birtakım acılara da katlanarak gövdenin belli yerlerinin doğal biçimini ve görüşünü türlü yollarla değiştirme ya da iyice belirtme; bu amaçla incik boncuk takınma, boyalar sürünme ve giyinme, a. bk. diş biçimini değiştiririn, dövmecilik, gövde sakatlama, kafatası biçimini değiştirim, yarayla bezenim. Donatmak. Süs. Bezeme. Takı. Süslenme. Aksesuar. Ziynet.

Cajoler : Dalkavuk. Kandırıcı kimse. Baştan çıkaran. Ayartan kimse.

Butteries : Kiler. Kantin (üniversite terimi). Kolpa. Kantin (üniversite). Tereyağlı. Fazlasıyla yapmacık. Tereyağı gibi. Aşırı yapmacık.

Crawler : Sürünen. Yaltakçı. Paletli araç. Tırtıl. Sümüklüböcek. Krol yüzücü. Sürünen şey. Olta solucanı.

Adorn : Abartmak. Ballandırmak. Bezemek. Tezyin etmek. Donatmak. Renk katmak. Şişirmek. Süslemek. Güzelleştirmek. Donamak.

Coat : Kürk. Kaplama. Ceket. Yumurta kabuğu. Kat. Kaban. Post. Sarmak. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Bir tabaka (boya vb) sürmek.

Grace : Şereflendirmek. Lütuf. Onur vermek. Donatmak. Zarafet. Mühlet. Bezemek. Süslemek. Şeref vermek. Süre.

Lacquerer synonyms : lacquerers, varnisher, crawlers, coaxers, coaxer, beautify, bootlicker, ass kisser, deadhead, embellish, fawner, fawners, cajolers, japanners, decorate, apple polisher, japanner, bootlickers, coating, japan.

Lacquerer ingilizce tanımı, definition of Lacquerer

Lacquerer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who lacquers, especially one who makes a business of lacquering.