Lacquey türkçesi Lacquey nedir

  • - önünde kul köle olmak.
  • - görevi olmak.
  • -in ayaklarına kapanmak.
  • Hizmet etmek.
  • Uşaklık yapmak.

Lacquey ingilizcede ne demek, Lacquey nerede nasıl kullanılır?

Lacquer : Oje. Lake kaplamak. Vernik. Reçineli vernik. Cila. Laka. Saç spreyi. Briyantin. Verniklemek. Lake.

Lacquer painting : Lake. Vernikli boya. Lake boya.

Lacquer printing : Lake baskı.

Lacquered : Lake. Verniklenmiş. Vernikli. Cilalanmış. Laklı. Lake ile kaplanmış.

Lacquered tin plate : Laklı teneke.

Lacquers : Lake kaplamak. Verniklemek.

Acetyl cellulose lacquer : Selüloz asetat verniği.

Japan lacquer : Japon cilası. Japonya'da çıkan siyah parlak cila.

Chinese lacquer : Çin verniği.

Lacquerer : Yağcı. Kılıfına uyduran kimse (güzel sözlerle, vs.). Lakacı. Vernikçi. Cilalayan kimse. Lake ile kaplayan kimse. Vernikleyen kimse.

İngilizce Lacquey Türkçe anlamı, Lacquey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lacquey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Subserve : Yaramak. İşine yaramak. Geliştirmek.

Attended : Katılmak. Dikkatini vermek. Beraberinde getirmek. Bakmak. Hazır bulunmak. Eşlik etmek. Dinlemek. Devam etmek. Kulak vermek.

Do a service : Servis vermek. İyilik yapmak.

Valeting : Erkek oda hizmetçisi. Uşak. Uşak olarak çalışma. Şahsi uşak. Uşaklık yapma. Oda hizmetçisi olarak çalışma. Vale. Erkek hizmetçi. Erkek hizmetçi olarak çalışma.

 

Japan : Japonya. Japon verniği. Vernik. Japonyalı. Parlak ve sert cila. Laka. Japon verniği sürmek. Verniklemek.

Coat : Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tabaka. Post. Ceket. Sarmak. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Örtmek. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Yumurta kabuğu. Mont.

Attends : Dinlemek. Bakmak. Eşlik etmek. Katılmak. Kulak vermek. Hazır bulunmak. Beraberinde getirmek. Devam etmek. Dikkatini vermek.

Serve : Servis. Tapmak. İşe yaramak. Hapis yatmak. Hizmet sunmak. Hizmet yapmak. İşine yaramak. Servis atışı. Yaramak.

Servant : Ayvaz. Abd. Memur. Odacı. Hizmetli. Hizmetçi. Müstahdem. Hademe. Kul. Uşak.

Subserving : İşine yaramak. Yaramak.

Lacquey synonyms : service, administer, administers, tend, administered, serve for, valet, tended, valets, flunky, flunkey, valeted, attend, retainer, attend on, coating.