Lactic türkçesi Lactic nedir

  • Sütten elde edilen.
  • Süte ilişkin.
  • Süt.
  • Laktik.
  • Süte ait.
  • Ekşimiş sütten elde edilen.
  • Süt (ile ilgili).

Lactic ile ilgili cümleler

English: In some cases, mastectomy is prophylactic surgery - a preventive measure taken by those considered to be at high risk of breast cancer.
Turkish: Bazı durumlarda, meme ameliyatı koruyucu bir ameliyattır- meme kanseri riski yüksek olduğu düşünülenler tarafından alınan bir önlem.

Lactic ingilizcede ne demek, Lactic nerede nasıl kullanılır?

Lactic acid : Laktik asit. Kalpte enerji üretimi için oksijenli koşullarda yükselgenebilen, karaciğerde tekrar glikoza çevrilebilen, ağır egzersiz sırasında iskelet kaslarında anaerob koşullarda, enerji üretilmesini sağlayan glikolizin son ürünü olan ve birçok biyokimyasal olaya katılan bir ara ürün. kan laktatında, ağır egzersiz sırasında orta derecede yükselme, şeker hastalığı ve glikoneogeneze katılan genetik enzim eksikliklerinde ise şiddetli yükselmeler oluşur. bazı bakteri türlerinde fermantasyonun son ürünü olarak da üretilmektedir. süt asidi. Sütün mikrobiyal fermantasyonu sonucu laktozdan sentezlenen, organizmada aneorobik glikolizis sonucu oluşan veya silaj fermantasyonu sırasında oluşması istenen madde, laktik asit. Süt asidi.

Lactic acid analysis in silage : Silajlarda süt asidi tayini. Silaj kalitesini belirlemede kullanılan, silajda yüksekliğiyle silaj kalitesinin iyi olduğu hakkında bilgi veren ve laktat kiti kullanılarak yapılan analiz.

 

Lactic acid bacteria : Laktik asit bakterileri. Laktozdan fermantasyon sonucu laktik asit oluşturan gram pozitif, sporolactobacillus inulinus dışında spor oluşturmayan, lactobacillus, leuconostoc, pediococcus, streptococcus ve lactococcus cinsi bakteriler.

Lactic acid bacteries : Gram pozitif, sporolactobacillus inulinus dışında spor oluşturmayan, lactobacillus, leuconostoc, pediococcus, streptococcus ve lactococcus cinsi, hayvan besleme açısından silajlarda ph’nın düşürülmesi için gerekli bakteriler. bu bakterilerin ortak özelliği laktozdan laktik asit fermantasyonu sonucu laktik asit oluşturmalarıdır, laktik asit bakterileri. Süt asidi bakterileri.

Lactic acid fermantation : Laktik asit fermantasyonu. Laktik asit bakterileri tarafından şekerlerin parçalanmasıyla laktik asit, karbondioksit, etanol ve/veya asetik asit oluşması.

Lacticacidemia : Kandaki laktik asidin fazlalığı, hiperlaktasidemi. Laktik asidemi.

Ruminal lactic acidosis : Ruminal laktik asidozis. Karbonhidratlardan zengin gıdaların fazla miktarda alınmasıyla işkembe sıvısında laktik asit miktarının artması sonucu oluşan, şiddetli toksemi, dehidrasyon, işkembe stazı, halsizlik, yerden kalkamama ve yüksek ölüm oranıyla belirgin kimyasal işkembe yangısı.

Lactic acidosis : Ağır egzersiz sırasında ve glikoneogenezise katılan enzimlerin genetik eksikliğinde olduğu gibi hücre solunumunun bozulması sonucu kanda laktat düzeyinin yükselmesine bağlı olarak kan ph’sının düşmesi. akut işkembe asidozu. Laktik asidoz.

 

Lacticemia : Laktik asidemi. Laktisemi. Kandaki laktik asidin fazlalığı, hiperlaktasidemi.

Anaphylactic : Anafilaktik. Anaflaktik. Ettirgen faktöre daha erken maruz kalmak nedeniyle aşırı hassas olma.

İngilizce Lactic Türkçe anlamı, Lactic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lactic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lactary : Süthane. Sütlü.

Galactic : Gökada ile ilgili. Galaktik. Samanyolu ile ilgili. Samanyoluna ait. Galaksi ile ilgili.

Gala : Kutlama. Özellikle pahalı filmlerin ön oynatımında uygulanan bir gösterim yöntemi; önceden yer ayırtmak yoluyla yüksek girimlik ödeyen izleyicilerin yanı sıra, seçkin çağrılılara, gösterilen filmde görev alan sanatçılara da yer verilen gösterim. Şenlik. Şenlik ile ilgili. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gala. Daha çok opera için kullanılan resmi giysi ile gidilmesi zorunlu gösteri gecesi. Bayram.

Latex : Ham kauçuk. Kauçuk türü bitkilerin öz suyu. Lateks. Kauçuk ham maddesi. Bitki, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bitki sütü. Kimi ağaçların süt görünümündeki özsuları ya da soymukları. İç mukavemet reçinesi. Kauçuk hammaddesi.

Lacteal : Bağırsak villüslarının ucunda yerleşmiş küçük lenf damarı. Sütlü. Süte benzer. Sütümsü. Lenfa damarı. Lakteal. Kilüs borusu.

Galacto : Galakto.

Milk : Yolmak. Memeli hayvanlarda yeni doğan yavrunun beslenmesi için süt bezlerinden salgılanan besin maddesi. bazı bitkilerin süt renginde ve kıvamında özel sıvısı. Sağmak (inek). Sağmak. Çekmek. Faydalanmak. Süt vermek (inek). Süt sağmak.

Battered : Pane harcı vb ile kaplanmış. Dövülmüş. Yumurta. Dövülmüş (kimse). Un. Yumruk yemiş. Vurulmuş. Hırpalanmış. Ezilmiş.

Col : Vadi. Boyun. Kor. Geçit. Ko. Kol. Dağ geçidi. Vietnam'da yaşayan etnik bir grup.

Batter : Hor kullanmak. Dövmek. Yağ ve un karışımı hamur. Meyilli olmak (duvar). Güm güm vurmak. Yıpratmak. Sert darbelerle vurmak. Bombalamak. Yumruklamak. Vurmak.

Lactic synonyms : milks.

Lactic ingilizce tanımı, definition of Lactic

Lactic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, lactic acid. Procured from sour milk or whey. Of or pertaining to milk. Lactic fermentation, etc.