Lanose türkçesi Lanose nedir
Lanose ingilizcede ne demek, Lanose nerede nasıl kullanılır?
Lanosity : Yünlülük. Yün gibi olma.
Aplanospore : Aplanospor. Kalınca bir çeperle çevrili, kamçısı bulunmayan ve hareket edemeyen spor. Kalın çeperli, kamçısı olmayan ve hareket edemeyen, sporangiyumlarda meydana gelen sporlar.
Llanos : Güney amerika'da ağaçsız düzlükler. Bozkırlar için kullanılan ifade. Çok az ağacın yetiştiği geniş düz otlak alan (güneybatı abd'de ve güney amerika'da).
Melanosis : Melanoz. Melanin pigmentinin çeşitli organ ve dokularda anormal olarak birikmesi. melanin pigmentinin metabolizma bozukluğuyla belirgin hastalık. Dokularda renk maddesi fazlalığı. Dokularda fazla renk maddesinin bulunması. Dokularda renk maddesi toplanması. Deri veya dokularda kahverengimsi siyah görünüm vermek üzere aşırı melanin toplanması. Göz melanozisi. Melanozis. Dokularda koyu madde fazlalığı.
Melanosoma : Melanosit. Melanozom.
Melanosome : Melanozom. Pigment içeren organel.
Planospore : Hücre duvarı bulunmayan, bir ya da daha fazla kamçı ile aktif olarak hareket edebilen, zoosporangiyumlarda meydana gelen sporlar. Planospor.
Pseudomelanosis : Kokuşma lekesi. Psödomelanozis. Ölümden sonra, hidrojen sülfitin, alyuvarların parçalanmasıyla oluşan demirle birleşerek demir sülfit oluşturması sonucu, organ ve dokuların kirli yeşil veya kahve-siyahımsı bir renkte boyanmasıyla belirgin pigmentasyon, psödomelanozis. Psödomelanoz.
Arellano bond estimator : Arellano-bond tahmincisi.
Aplanogamete : Aplanogamet.
İngilizce Lanose Türkçe anlamı, Lanose eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lanose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lanate : Yün ile kaplı. Yün gibi. Yünsü. Yüne benzer malzeme ile kaplı olan.
Floss silk : Bükülmemiş ipek. Havlı. Bükülmemiş iplik. Floş. Ham ipek. Ham ibrişim.
Thermionic tube : Isıtılmış alt-üşeği eksicik kaynağı durumunda, içinde toplayıcı üst-üşek ile eksicik akışımını denetleyen ek üşekleri bulunan havası alınmış cam şişe. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Isıl eksicik borusu. Eksiciksel düzeneklerde özellikle doğrultucu, yükseltici olarak kullanılan ve içindaki akım iletimi erkin eksiciklerden sağlanan boru. Isılüşersel boru. Termiyonik tüp. Elektron tübü. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Elektron tüpü. Radyo ışıtacı.
Downier : Yumuşacık. Havlı. Kurnaz. Daha kurnaz olanı. Tüy gibi. Anasının gözü.
Vacuum tube : Elektron tüpü. Elektron ışınlarını yayan katot (eksi uç) ışın tüpü. Elektron tübü. Vakum tüpü. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Radyo ışıtacı. Vakum lambası. Isılüşersel boru. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Vakum tübü.
Furry : Kürk kaplı. Kürklü. Kürkle kaplı. Kürk gibi. Tüyleri kabarık. Paslı.
Floccose : Top top. Yün gibi. Küçük perçem veya püskülleri olan (botanik terimi). Kıllı.
Feathery : Tüysü. Tüy gibi. Tüylü (kuş). Tüy gibi hafif. Yumuşak. Hafif.
Whiteout : Beyaza boyama. Tipi. Sıfır görüş. Beyaz körlük. Kutup bölgelerinde görülen ve kar kaplı yeryüzünün gökyüzünün beyazıyla birbirine girdiği ve tek parça beyaz oluşturduğu hava durumu (ufku ortadan kaldırır ve derinlik, yön ve uzaklık hislerini yok eder). Daksil. Daksilleme. Daksillenen hata (yazı vs). Kar fırtınası. Beyaz düzeltme sıvısıyla düzeltilen hata.
Lanose synonyms : tomentose, fleecy, electron tube, laniferous, feathered, fleecier, furriest, tweedier, tweediest, tube, thermionic valve, thermionic vacuum tube, fluey, flockiest, flocky, haired, plate, electrolytic cell, white out, downy, tweedy, fleecelike, lanigerous, flockier, featherlike, electrode, sleep off, flocculent, fleeciest, awned, tomentous, downiest.
Lanose zıt anlamlı kelimeler, Lanose kelime anlamı
Voltaic cell : Volta pili. Elektrik hücresi. Volta gözesi. Değişlik metalleri üşerli bir çözelti içine batırmakla elde edilen ilk elektriksel erke üreteci. Galvanik pil.
Cathode : Kıvılkesimde, sıvıya batırılıp kıvıl akım geçmesini sağlayan metal uçlardan eksi yüklü olanı. Katot. Negatif kutup. Kotot. Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde indirgenme tepkimesinin olduğu elektrot. (elektrikle ayrışımda katodun imi eksi, anodun imi artıdır; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında "eksiuç"da denebilir.). Röntgen tüpü içindeki negatif kutup. Katod. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Negatif elektrikucu. (özellikle radyo ışıtaçlarında negatif yüklü olan ve elektron üreten elektrikucu). Alt-üşek.
Keep : Saklamak. Bakmak. Kale. Yerine getirmek. İşletmek (otel vb). Bakım. Konumunda tutmak. Yönelmek. Yiyecek. Kalmak.

Bu kısımda Lanose kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lanose ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lanose anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lanose ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.