Lapping türkçesi Lapping nedir

  • Parlatma.
  • Rodaj.
  • Alıştırma.
  • Müşterilerden tahsilatı geç gösterme yoluyla kasadaki parayı kullanma.
  • Pamuklu baskıda kullanılan sargı malzemesi.
  • Katlama.
  • Kıvırma.
  • İnce parlatma.
  • Kenarların üst üste gelmesi.
  • Örtüşüm.
  • Lepleme.
  • Bindirme.
  • Birbirine bindirme.
  • Perdahlama.

Lapping ile ilgili cümleler

English: After slapping Tom, Mary ran out of the room.
Turkish: Tom'u tokatladıktan sonra, Mary odadan dışarıya doğru koştu.

English: Instead of slapping him in the face, she spit in it, and walked contemptuously away.
Turkish: Onun yüzüne tokat atmak yerine, ona tükürdü ve aşağılayarak uzaklaştı.

English: Everyone started clapping.
Turkish: Herkes alkışlamaya başladı.

English: After slapping Tom's right cheek, Jale stomped on his left foot.
Turkish: Jale, Tom'un sağ yanağına tokat attıktan sonra, sol ayağının üstünde tepindi.

English: Ali stopped clapping.
Turkish: Ali alkışlamayı durdurdu.

Lapping ingilizcede ne demek, Lapping nerede nasıl kullanılır?

Lapping compound : Alıştırma macunu.

Back slapping : Karşılıklı yağ çekme. Karşılıklı pohpoh.

Backslapping : Başka birine veya birbirine neşe ve iltifatla davranma. Karşılıklı yağ çekme. Tebrik hayranlık veya iltifat ifadesi olarak birinin sırtına yapılan içten okşama. Sırt sıvazlama. İyi niyet sergileme.

 

Clapping : Alkış sesi. Alkış. Alkışlayan. Alkışlama. Zırıltı.

Clapping dancer : El çırpan dansçı. El çırparak dans eden sanatçı. özellikle ispanyol danslarında ve güney amerika danslarında olduğu gibi.

Hand clapping : Alkışlama.

Overlapping fields : Örtüşen alanlar.

Lappish : Laponyalı.

Slapping : Azarlamak. Tokatlama. Şaplak atmak. Şaplak vurmak. Suratına gelmek. Çarpmak. Çatmak. Çıkışmak. Şamar atmak. Yüzüne vurmak.

Overlapping : Bindirme. Ortak bir şeye sahip olan. Mükerrer kayıt. Üstüste geçen veya örtüşen. Örtüşen. Örtüşme. Üst üste binme. Dalga işlevlerinin birer kesimleri ile birbirlerini örtecek biçimde üst üste gelmesi. Bir gözlem aracında belli soru ya da soru seçeneklerinin anlam ya da kapsamca birbiri üzerine düşmesi ya da kesişmesi. Örtüşüm.

İngilizce Lapping Türkçe anlamı, Lapping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lapping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sleeking : Perdahlamak. Parlatmak. Düzlemek. Şıklaştırma. Pürüzsüzleştirmek. Pürüzsüzleştirme.

Habituations : Ünsiyet. Habituasyon. Bir kimseyi bir şeye alıştırma eylemi. Alışma. Ülfet. Alışkanlık. Tanıtma. İtiyat.

Half lap dissolve : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özel bir görsel etki sağlamak amacıyla aynı duyarkatın iki ayrı çevirimde kullanılması ya da iki ayrı çevirimin birbiri üstüne konarak aynı film üzerine basılması; bu durumda iki ayrı görüntü birbiri üstüne binmiş olarak ortaya çıkar. tv. aynı sonucun, ayrı alıcılardan gelen resimlerin aynı anda verilmesiyle televizyonda sağlanması.

 

Shine : Cilalamak. Işımak. Çevirmek (bir ışığı bir yere). Işıldamak. Parlamak. Parıltı. Isınmak. Işık saçmak. Parlaklık.

Embarking : Uçağa binmek. Gemiye bindirme. Yüklemek. Uçağa bindirme. Atılma. Yüklenmek. Yatırmak. Uçağa yüklemek. Bindirmek.

Folding : Katlanır. Kıvrım. Yerkabuğunun oluşum evreleri boyunca, yer teknelerinde birikerek kalın katmanlar oluşturan tortuların, içgüçlerin yarattığı yan basınçlarla sıkışıp sertleşerek, dalgalı bir yüzey durumunda yükselmeleri olayı. bk. kıvrımlı dağlar. Bir sayının başka bir sayıyla çarpıldığında ya da sağa iler- lendiğinde kaç kez arttığını gösteren dizgesel özellik. Paftalama. Açılıp kapanabilen. Açılır kapanır. Kıvrımlanma. Katlanma.

Practice : Uygulama. Denence(li). Alışkanlık haline getirmek. Uygulamak. Uygulmak. Etmek. Adet edinmek. İdman. Çalışmak. Entrika çevirmek.

Twist : Ağ ipliklerinin burkulması durumu. Burmak. Sarmak. Büküm. Beklenmedik değişiklik. Dönemeç. Bükme. Eğilim. Dolamak.

Invagination : İnvajinasyon. Kendi içinde geriye doğru kıvrılma (bağırsaklar hakkında). İçe içe geçme veya kıvrılma. İnvaginasyon. Bir bölümün diğer bölümün içine eldiven parmağı biçiminde girmesi, bir oluşumun dış duvarının kılıf veya kese biçiminde girinti yapması. Kılıfına koyma.

Tortuousness : Kavislerle dolu olma. Haksızlık. Dolambaçlı yor. Zikzak. Kıvrılmış olma vasfı. Eğilme.

Lapping synonyms : covering, plication, clearing, grindings, familiarization, break in, scouring, meandering, mercerization, lap joint, enfolding, habituation, bending, imbrication, embarkations, convolution, adaptions, clapboards, exercise, mercerisation, glazing, polishing, lustring, crankle, embarkment, corbels, lustering, twisting, enfoldings, burnishes, scourings, curling, polishings.

Lapping ingilizce tanımı, definition of Lapping

Lapping kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kind of machine blanket or wrapping material used by calico printers.