Large screen television projector türkçesi Large screen television projector nedir

  • Geniş ekranlı televizyon göstericisi.

Large screen television projector ingilizcede ne demek, Large screen television projector nerede nasıl kullanılır?

Large : Büyük (servet). Büyük. Koca. İri. Çok. Kalabalık (aile). Büyücek. Bol. Kocaman. Geniş.

Screen : Üzerine görüntü düşürmeye yarayan kumaş, cam ya da ışılışıldar düzlem gereç. bir aygıtı ya da bir yeri mıknatıssal ve elektriksel alanlardan yalıtmak için kullanılan demir engel. Bürgü. Filme almak (kitap vb.). Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri. ilk kez seneca bölmüştür, beş perde - beş bölüm (bk. bölüm.) tiyatronun sahneyi seyirciye açan ve kapayan perdesi. ilk kez roma ve barok tiyatrolarında kullanılmıştır. bundan başka da bugünkü tiyatroda çeşitli perde biçimleri var: a) kulis perdesi, b) projeksiyon perdesi (bk. gergi,) c) arka perde, fon perdesi, ufak perde, d) ses perdesi: seste pesliği ve tizliği gösteren kesimler. Perdeleme. Ekranda göstermek. Bilgisayar, eğitim, fizik, basketbol, sinema, televizyon, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Saklamak. Perde. Göstermek.

Television : Televizyon seti. Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Televizyon. Sınalgı.

 

Projector : Planlamacı. Projeksiyon makinesi. Yüksek bir ışık yeğinliği elde etmek üzere, ışığı, optik bir düzenle (ayna ya da mercekler) belirli bir oylum açısı içine toplayan ışıklık. Sahnenin aydınlatılmasında kullanılan, güçlü ışık kaynağı bulunan lamba. projektör. Işıldak. Gösterici. Sinema makinesi. Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği). Proje sahibi. Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

 

Large screen : Büyük ekranlar. Pissu içindeki iri parçaları ayıran, demir çubuklardan yapılmış ızgara. Üzerine filmlerin yansıtıldığı büyük düz yüzey (sinemalarda, açık hava etkinliklerinde, vs.). Kaba ızgara.

Large screens : Büyük ekranlar. Üzerine filmlerin yansıtıldığı büyük düz yüzey (sinemalarda, açık hava etkinliklerinde, vs.).