Larvae türkçesi Larvae nedir

  • Birçok zoolojik grupta görülen ilk gelişim evresi. ergin karakterlerini kazanmadan önceki genç hayvan. tam başkalaşım gösteren böceklerde yumurtadan çıkan ve pupa evresine girmemiş kanatsız, genel olarak kurt biçimindeki evre. böceklerin, solucanların ve öteki metamorfoza sahip türlerin yaşam sikluslarında yumurtadan sonraki solucan veya kurt benzeri evre. helmint ve eklem bacaklıların fertil olmayan gelişim evresi, kurtçuk.
  • [#kurt Kurtçuk].
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Larva.
  • Tırtıl.
  • Meydana geldiğinde ebeveynine benzemeyen canlı.

Larvae ile ilgili cümleler

English: The water tank teems with mosquito larvae.
Turkish: Su tankı sivrisinek larvalarıyla dolu.

Larvae ingilizcede ne demek, Larvae nerede nasıl kullanılır?

Arrested larvae : Hipobiyotik larva. Canlılığı belirli bir süre durmuş larva, hipobiyotik larva. Tutuklu larva.

Maggot larvae : Apod larva. Maggot larva.

Plerocercoid larvae : Sparganum. Diphyllobothrium ve spirometra cinsi sestodların pleroserkoid larvalarına verilen ad.

Veliger larvae : Veliger larvası. Bazı yumuşakçalarda görülen bir larva tipi.

Yolk saced larvae : Alabalıklarda yumurtadan çıkan larvaların besin kesesini tüketip dışarıdan yem alma durumuna gelinceye kadarki dönem, alevin. Besin keseli larva.

Cutaneous larva migrans : Son konakları hayvanlar olan helmint larvalarının insan vücuduna penetrasyonu. çeşitli vücut dokularında göç eden asla erişkin hale gelmeyen nematod larvalarının neden olduğu enfeksiyon. insanlarda genellikle deri, gözler ve iç organlar enfeksiyon bölgesidir. ancylostoma brasiliensis deri-larva göçüne, toxocara cinsindeki türler ise iç organ larva göçüne neden olur. Larva göçü.

 

Visceral larva migrans : Köpeklerde bulunan toxocara canis, kedilerde bulunan toxocara cati, rakunlarda bulunan baylisacaris procyonis türlerinin ikinci dönem larvalarının neden olduğu larva göçü. bu larvalar insanların karaciğer, akciğer, beyin, göz gibi bağırsak dışı dokularında uzun süre göç etmeleri sonucunda ısrarlı bir hipereozinofili, hepatomegali, pnömoni gibi belirtilerle ayırt edilen hastalık tablosuna yol açarlar, larva migrans interna. İç organ larva göçü.

Larva migrans interna : Larva migrans interna. İç organ larva göçü.

Postlarvae : Yumurta kesesini absorbe ederek dışarıdan beslenmeye başlayan larva. Postlarva.

Larva state : Larva dönemi.

İngilizce Larvae Türkçe anlamı, Larvae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Larvae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Massive : Çok büyük. Heybetli. Büyük. İri yarı. Kuvvetli. Kalın. Güçlü. Ağır. Büyük ve ağır. Cüsseli.

Tremendous : Heybetli. Koskocaman. Muazzam. Harika. Kocaman. Mahşeri. Şahane. Olağanüstü. Çok büyük. Çok fazla.

Astronomic : Gökbilimsel. Aşırı. Astronomik. Çok yüksek.

Brute : Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Ayı. Kaba. Yabani. Büyük ışıldak. Vahşi adam. Vahşi hayvan. Hayvani. Işıldak. Akılsız.

 

Instar : İnstar. İki deri değiştirme zamanı arasında oluşan değişim safhasındaki böcek. Eklem bacaklılarda iki gömlek değişimi arasındaki evre. İki deri dökme zamanı arasındaki gelişim evresi.

Capacious : Ferah. Büyük. Büyüklük. Geniş. İçi çok şey alan.

Animal : Hayvani. Vücutla ilgili. Kaba kişi. Diriksel. Hayvanca. Hayvanlarla ilgili. Hayvan. Bedensel. Hayvansal.

Wireworm : Telkurdu. Kökkurdu. Ekin ve sebze köklerini kemirerek büyük zararlara yol açması dolayısıyle tarımla uğraşanların çok çekindiği taklaböceği kurtçuklarına verilen özel ad; kökkurdu, kesegen, toprak kurdu. Kök kurdu.

Enormous : İri. Fil gibi. Dağ gibi (argo terim). Çok büyük. Muazzam. Koskocaman. Hayvani. Büyük. Devasa. Koskoca.

Elephantine : Fil ile ilgili. Şişman. Fillere ait. Tombul. Kocaman. Kaba. Hantal. Fil gibi. İri. Çok iri.

Larvae synonyms : queen sized, caseworm, animate being, king sized, jointworm, medium large, strawworm, aphis lion, man sized, too large, ascidian tadpole, hellgrammiate, large mouthed, bear sized, aphid lion, queen size, banging, abdominal distention, nymph, caterpillars, voluminous, abdomen, maggot, larger, cosmic, largish, great, abamectin, polliwog, immense, thumping, volumed, a c deformity.

Larvae zıt anlamlı kelimeler, Larvae kelime anlamı

Small : Ufak. Ufak ufak. Arka. Fakir. Hafif. Küçücük. Mini. Az. Ufak tefek. Küçük küçük.

Little : Ufak. Azıcık. Önemsiz. Genç. Değersiz. Az miktar. Az miktarda. Be.az miktarda. Cici. Birazcık.

Mature : Ergin. Dinlendirmek (şarap). Kemale erdirmek. Kemale ermiş. Eşeysel olgunluğa erişmiş canlı. Vadesi gelmiş. Büyüme ve gelişimini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış, matür. Tekemmül etmek. Erginleşmek.