Tırtıl nedir, Tırtıl ne demek

Tırtıl; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu.
  • Maraş işi veya diğer elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç
  • Palet.
  • Pulların veya metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri.
  • Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılmış olan süs.
  • Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk.

"Tırtıl" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bu pulların tırtıllarından biri kopmuş."

Yerel Türkçe anlamı:

Çopur.

Yazma çevresine örülen ince oya.

Parasız.

Hasta, zayıf.

Ramazana yakın çocukların ev ev dolaşarak para toplamaları geleneği.

1.Çınar ağacı kozalağı. 2.Ceviz, fındık, meşe ve benzeri ağaçların çiçeği.

Biyoloji'deki anlamı:

Kelebeklerin kurt şeklinde olan larvalarına verilen ad.

Zooloji alanındaki anlamı:

Kelebeklerin kurt biçiminde olan larvalarına verilen özel bir ad.

Bilimsel terim anlamı:

Kelebek kurtçuklarının özel adı.

Gevşek yüzeyli toprakta çalışan araçların, birbirine oynakla bağlı parçalardan oluşan, zincire benzer yürüyüş takımı.

İngilizce'de Tırtıl ne demek? Tırtıl ingilizcesi nedir?:

caterpillar, crawler, track

 

Fransızca'da Tırtıl ne demek?:

tartre, chenille

Tırtıl hakkında bilgiler

Tırtıl gündüz ve gece kelebeklerinin larvasıdır. Göğüs bölümlerinde üç çift bacakları vardır. Tırtıl büyüdüğünde kelebek olacağını gösteren hiçbir ipucu vermediğinden, larvaya iyi bir örnektir. Çoğu tırtılın uzun gövdesi 13 bölümden oluşur. Başın ardındaki ilk üç bölüm, kelebeğin kanatlarının ve bacakların bağlandığı göğüs bölümüne dönüşecektir. Bu bölümlerdeki bacaklar sert ve parlaktır. Etli, yumuşak ve küt uçları yüzeylere tutunmayı sağlayan küçük kancalarla donanmış öbür bacaklar, tırtıl kelebek olduğunda kaybolur. Tırtılların kancalı bacakları beş çiftten az olabilir ama hiçbirinde beş çifti aşmaz.

Tırtıllar annelerinin yumurtladığı ağacın yapraklarını yiyerek beslenirler. Tırtıllar, kelebek olma zamanlarında pupa adı verilen bir kozaya girerler.Bu kozada birkaç gün kaldıktan sonra ıslak kanatları olan bir kelebeğe döneşeceklerdir,1-2 saat sonra tamamen kuru kanatları olmasıyla birlikte bir kelebek olurlar.Yapraklarla beslenirler.

Tırtıl ile ilgili Cümleler

  • Tırtıl güzel bir kelebeğe dönüştü.
  • Tırtıllar koza içerisindeyken kelebeğe dönüşür.

Tırtıl anlamı, tanımı:

Kelebek : Bu hayvanın neden olduğu hastalık. Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad. Biçim olarak bu böceklere benzeyen. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan.

 

Tırtıl kesmek : Bir şeyin yanlarını diş diş kesmek.

Tırtıl çekmek : Henüz yumuşak olan bir parçayı metal bir tırtılla süslemek.

Tırtıllanma : Tırtıllanmak işi.

Tırtıllanmak : Tırtıl üşüşmek.

Tırtıllı : Kenarlarında tırtıl olan.

Tırtıllı bıçak : Sebzeleri süslü ve kolay kesmek için kullanılan mutfak bıçağı.

Tırtılsı : Söğüt, kavak, fındık vb. bitkilerin tırtılı andıran çiçek durumları. Tırtılı andıran, tırtıla benzeyen, tırtıl gibi, tırtılımsı.

Yumurta : Tavuk yumurtası. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Er bezi. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

Kurtçuk : Bazı hayvanların, özellikle böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra, krizalit veya ergin karakterlerini kazanmadan önceki evresi, sürfe, larva.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Çevre : Yağlık. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.

Kertik : Kertilmiş yer, gedik, çentik. Kertilmiş olan.

Parça : Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Güzel, alımlı kız veya kadın. Pasaj. Nesne. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Tane.

İzin : Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil. Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet.

Kelebekler : Pul kanatlılar.

Palet : Sanayide çeşitli amaçlarla kullanılan yayvan ve geniş levha. Tankın veya bazı iş makinelerinin her türlü arazide yol almasını sağlayan iki yanındaki tekerleklerini içine alan metal şerit, tırtıl. Ressamların boyaları üzerine dizerek fırça ile karıştırdıkları tahta veya porselen levha. Hızlı yüzmek için ayağa geçirilen araç.

Tırtıl gibi çekmek : Durmadan taşımak.

Tırtıl hücreleri : Çekirdek kromatinin dalgalı görünümü nedeniyle görünümleri tırtılı andıran kalp kası hücreleri. Kalp romatizması, romatoit artritis, kalp kası nekrozu, dejenerasyonu ve ödemi gibi kimi patolojik değişimlerde görülür, Anischkov hücreleri.

Tırtıl-yiyengiller : (Campephagidae), (Yun. kampe-tırtıl, Yun.phagein = yemek) Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının öz-ötücüler (Oscines) üst-familyasından bir familya.Kuyrukları uzun, gagaları çengellidir. Tırtıl v.b. yerler. Eski Dünyanın tropik bölgelerinde, ağaçlar üzerinde toplu olarak yaşarlar. Büyük tırtıl-yiyen kuş (Pericrocotus flammeus) iyi bilinen türüdür.

Tırtıllı çeker : Gevşek yüzeyli toprakta motorsuz araçları çeken araç.

Tırtıllı kıyı : Birçok irili ufaklı koyları, burunları, adacıkları bulunan, buzul ve sel sularının taşıdığı karmakarışık yığınlarla örtülü bir kıyı biçimi.

Tırtılsinekleri : Gelişme evresini zorunlu olarak bir başka böcek kurtçuğu, özellikle bir tırtıl üzerinde geçiren, kısa duyargalı sinekler familyası; asalak sinekler. İpek böceğine saldıran türleri de vardır.

Tırtılyiyengiller : (Yun. kampe: tırtıl; phagein: yemek) Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, öz ötücüler (Oscines) üst familyasından, kuyrukları uzun, gagaları çengelli, tırtıl vb. yiyen, genellikle toplu hâlde yaşayan bir kuş familyası.

Diğer dillerde Tırtıl anlamı nedir?

İngilizce'de Tırtıl ne demek? : n. caterpillar, grub, larva, knurl, serration, miling

Fransızca'da Tırtıl : chenille [la]

Almanca'da Tırtıl : n. Gleiskette, Kokon, Rändelung, Raupe

Rusça'da Tırtıl : n. гусеница (F), гирлянда (F), виньетка (F), зубец (M), рифление (N)

adj. гусеничный