Massive türkçesi Massive nedir

  • Büyük.
  • Kalın.
  • Kütle.
  • Üzerindeki dağ sıraları, yayla ve yüksek ova düzlükleri, bu sıraları birbirinden ayıran ya da yayla düzlüklerini derin biçimde parçalayan koyak oluklarıyla az çok geniş bir bölgeye yayılan engebeli yörelere verilen ad.
  • Kuvvetli.
  • Yekpare.
  • Masif.
  • İri yarı.
  • Büyük ve ağır.
  • Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Ağır, çok fazla, bol.
  • Ağır.
  • İri.
  • Cüsseli.
  • Som.
  • Güçlü.
  • Çok büyük.
  • Kocaman.
  • Heybetli.

Massive ile ilgili cümleler

English: It's a massive undertaking.
Turkish: Bu çok büyük bir girişim.

English: A massive earthquake of magnitude 8.8 hit the Japanese islands today.
Turkish: 8.8 büyüklüğündeki büyük deprem bugün Japon adalarını vurdu.

English: The massive flood paralyzed the local transportation network.
Turkish: Kütlesel sel, yerel ulaşım ağını felç etti.

English: The bad harvest caused massive food shortages.
Turkish: Kötü hasat büyük gıda sıkıntısına neden oldu.

English: An earthquake, 8.9 on the Richter scale, hits Japan and causes a massive tsunami.
Turkish: Richter ölçeğine göre 8.9 şiddetinde bir deprem, Japonya'yı vurdu ve ağır bir tsunamiye sebep oldu.

Massive ingilizcede ne demek, Massive nerede nasıl kullanılır?

Massive attack : Büyük saldırı.

Massive carbide : Küme karbür.

 

Massive layer : Katlanma göstermeyen katman. Som katman.

Massively : Masif olarak. Ağır olarak. Tek parça halinde.

Massively parallel : Çok büyük ölçekte paralel.

Massiest : Tek parça halinde. Dev.

Massicot : Masiko. Sarı kurşun oksidi. Kurşunun havada erime noktasına kadar ısıtılmasıyla üretilen sarı kurşun oksit. Kurşun boyası.

Amassing : Biriktirmek. Top olmak. Toplamak. Bir araya getirmek. Yığmak. Bir araya gelmek.

Massing : Kümelemek. Yığmak. Toplamak.

Central massif : Orta kütle. Yerli bir kütlenin içindeki kristal çekirdek. Merkez masif.

İngilizce Massive Türkçe anlamı, Massive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Massive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acutes : Zeki. Akut. Keskin. Aşırı. Açıkgöz. Sivri. Dar. Şiddetli.

Bulky : Dökme. Hantal. Havaleli. Hacimli. Çok yer kaplayan. İri cüsseli.

Deliberate : Düşünmek. Kasti. Planlanmış. Ölçünmek. Dikkatli. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Emin. Ölçüp biçmek. Üzerinde tartışmak.

Gob : Eski üretim alanı. Küme. Fıska. Ağız. Bahriyeli. Gemici. Pıhtı. Denizci er. Denizci.

Acutest : Aşırı. Dar (açı). Keskin. İlerlemiş. Sivri. Akut. Zeki. Şiddetli.

Amply dimensioned : Kelli felli.

 

Fierce : Acımasız. Şiddetli. Kötü. Çok fazla. Vahşet. Kızgın. Azgın. Aşırı. Ateşli.

A whale of : Çok.

Almighty : Yüce. Ulu. Tanrı. Sınırsız gücü olan. Müthiş. Herşeye kadir. Süper. Tek güç. Her şeye kadir.

Hefty : Gövdeli. Çam yarması gibi. Yüksek. Etkili. Bol. Çok. Güçlü kuvvetli.

Massive synonyms : portliest, denser, true, population, ampler, body, cumbrous, acute, fulls, beefiest, mass, enormous, forceful, contemptuous, trues, bodies, grave, fablers, full, astronomical, acuter, wt, extra large, solider, packs, gargantuan, gallants, atlantic salmon, grandiose, dense, badly, deeper, clunky.

Massive zıt anlamlı kelimeler, Massive kelime anlamı

Small : Mütevazı. Ufak ufak. Fakir. Küçük. Küçük küçük. Minik. Ufacık. Ufak. Önemsiz. Basit.

Little : Az miktar. Az. Kısa. Küçük. Cici. Azıcık. Birazcık. Be.az miktarda. Hemen hemen hiç. Ufak.

Massive ingilizce tanımı, definition of Massive

Massive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Compacted. Weighty. Massy. Forming, or consisting of, a large mass. Heavy.