Lauding türkçesi Lauding nedir

Lauding ile ilgili cümleler

English: I'm not applauding you.
Turkish: Seni alkışlamıyorum.

English: He walked onto stage while the audience were applauding.
Turkish: Seyirci alkışlarken o, sahneye doğru yürüdü.

Lauding ingilizcede ne demek, Lauding nerede nasıl kullanılır?

Applauding : Alnından öpmek. Alkışlamak. El çırpmak. Beğenmek. Takdir etmek. Onaylamak. Alkış tutmak.

Alaudidae : Tarla kuşları. Toygargiller. Tarlakuşugiller.

Claudication : Topallama. Topallık (tıbbi terim). Aksaklık. Topallamak. Klodikasyon.

Claudius : I. claudius (iö 10 - is 54). Roma imparatoru. Iı. claudius (is 214-270).

Intermittent claudication : Klodikasyon intermitant. İntermittan klodikasyon. Arasıra olan topallama.

Laudable : Takdire layık. Alkışı hakeden. Övgüyü hak eden. Övülmeye değer. Övgüye değer. Takdire şayan.

Plaudit : Takdir. Beğeni. Alkış. Memnuniyet gösterisi.

Laudanosine : Ladonosin. Zehirli olan kristal alkaloit.

Laudanum : Afyon ruhu. Afyon tentürü. Lavdanom. Lodanum.

Nero claudius caesar : Sezar. Ahenobarbus (ms. 37-68, lucius domitius ahenobarbus olarak doğan). Ms. 54-68 yıllarında roma imparatoru.

İngilizce Lauding Türkçe anlamı, Lauding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lauding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Commended : Emanet edilmiş. Saygılarını sunmak. Tavsiye etmek. Emanet etmek. Övülmüş.

Stairway : Bkz.staircase. Merdiven (iki katı birbirine bağlayan). Merdiven boşluğu. Merdiven.

Acclaiming : Övgü ve takdirle onaylama. Alkışlarla karşılamak. İlan etmek (alkışlarla). Alkışlamak. Bağırarak ilan etme. Alkışlama.

Acclamation : Tezahüratla ilan etme. Alkış. Alkışlama. Kabul oyu. Oy birliği ile seçim. Tezahürat.

Eulogize : Sitayişle bahsetmek. Sena etmek.

Commendations : Övgü. Takdir. Takdirname. Onurlandırma. Salık verme. Tavsiye. Övünç.

Exalts : Sevindirmek. Yükseltmek. Heyecanlandırmak. Yüceltmek. Artırmak. Gururlandırmak. Göklere çıkarmak. Yere göğe sığdıramamak.

Acclamations : Alkış. Tezahüratla ilan etme. Oy birliği ile seçim. Kabul oyu. Alkışlama. Tezahürat.

Accolade : Şövalyelik verirken kılıçla dokunma. Alkış. Övgü. Özel takdirname. Rabıta (müzik terimi). Ödül. Mükafat. Onurlandırma.

Lauding synonyms : commending, brag, exalt, accord praise, blarney, boosts, extolls, eulogizing, extolled, celebrate, staircase, extoll, eulogise, commend, extol, complimenting, eulogizes, bragged, emblazoning, blarneyed, boost, acclaim, eulogising, eulogises, extolling, building up, blarneying, complimented, superior, platform, eulogized, celebrating, acclaims.

Lauding zıt anlamlı kelimeler, Lauding kelime anlamı

Inferior : Aşağı derecede olan kimse. Kalitesiz. İnferiyor. Ast olan kimse. Alt veya aşağı anlamında. Aşağı. Alt. Ast. Bayağı.

Adequate : Kafi. Elverişli. Uygun. Yeter. Kifayetli. Yeterli. Münasip. Ehven.