Laugher türkçesi Laugher nedir

  • Kolay kazanılan maç.
  • Gülen kişi.
  • Gülen kimse.
  • Gülmesini tutamayan kimse.
  • Kıkırdayan kimse.

Laugher ingilizcede ne demek, Laugher nerede nasıl kullanılır?

Laughers : Kıkırdayan kimse. Gülen kişi. Gülen kimse. Kolay kazanılan maç. Gülmesini tutamayan kimse.

Laughed : Gülerek neden olmak. Sevinmek. Gülmek.

Laughed at : Gülmekten.

Laughed at him : Onunla alay etti. Ona güldü. Onu alay konusu yaptı.

Laughed heartily : Çok şiddetli ve gürültülü bir şekilde güldü. Gülmekten öldü. İçtenlikle güldü. Çok güldü.

Laugh away : Gülüp geçmek. Aldırmamak. Küçümsemek. Gülerek konuyu kapatmak. Eğlenmek. Gülerek geçirmek. Gülerek geçiştirmek.

Laugh line : Göz kenarındaki kırışıklık. Göz kenarı kırışıklıkları. Göz kenarı kırışıklığı. Göz kırışıklıkları.

Laughed hysterically : Birden kahkahayı bastı. İsterik bir şekilde güldü. Kontrol edilemeyen bir şekilde güldü. Çok güldü.

Laugh at danger : Risklere aldırmamak. Tehlikeyi önemsememek. Tehlike karşısında gülmek.

Laugh at my expense : Benim durumumla alay etmek. Benimle alay etmek. Beni şaka kaynağı olarak kullanmak. Bana gülmek.

İngilizce Laugher Türkçe anlamı, Laugher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laugher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Someone : Birisi. Bir kimse. Önemli kimse. Biri. Şahsiyet. Kimse.

Soul : Öz. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Tin. Soul. Timsal. İçtenlik. Temel direk. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Kimse. Ruh.

Triumph : Zafer. Muzaffer olmak. Yengi. Zafer kazanmak. Utku. Başarı. Zafer alayı. Zaferi kutlamak. Övünmek. Yenmek.

Mortal : Geçici. Çok büyük. Mortal. İnsanlık. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Öldürücü. Ölümcül. İnsan. Ölümlü. Ölümle ilgili.

Walkaway : Çok kolay kazanılan yarış. Kolay kazanılmış başarı. Çocuk oyuncağı. Kolay kazanılan başarı. Kolay galibiyet.

Person : Fert. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Kişi. Vücut. Karakter (tiyatro terimi). Beden. Şahıs. Kimse. Can.

Somebody : Biri. Bazısı. Kimse. Kimisi. Şahsiyet. Önemli birisi. Birisi. Bir kimse. Önemli kimse.

Giggler : Kıkır kıkır gülen kimse. Kıkırdayarak gülen kimse. Kıs kıs gülen kimse. Aptalca gülen kimse. Kıs kıs gülen.

 

Laugher synonyms : shoo in, titterer, laughers, chucklers, romp, chuckler, victory, blowout, twitterer, runaway, individual.

Laugher zıt anlamlı kelimeler, Laugher kelime anlamı

Defeat : Yenilgi. Bozgun. Engellemek. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmada yenilmiş olma durumu. Suya düşürmek. Boşa çıkarmak. Bileğini bükmek. Yıkmak. Aşmak. Yenmek.

Laugher ingilizce tanımı, definition of Laugher

Laugher kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who laughs.