Triumph türkçesi Triumph nedir

Triumph ile ilgili cümleler

English: Our team came home in triumph.
Turkish: Takımımız yurda zaferle döndü.

English: I believe he will triumph.
Turkish: Onun galip geleceğine inanıyorum.

English: Ali smiled triumphantly.
Turkish: Ali muzaffer bir şekilde gülümsedi.

English: Dear Brothers and Sisters, Jesus Christ is risen! Love has triumphed over hatred, life has conquered death, light has dispelled the darkness!
Turkish: Sevgili kardeşlerim, Hazreti İsa yükseldi! Sevgi nefret üzerinde zafer kazandı, hayat ölümü ele geçirdi, ışık karanlığı dağıttı.

English: I dedicate this triumph to my friends.
Turkish: Bu zaferi arkadaşlarıma adıyorum.

Triumph ingilizcede ne demek, Triumph nerede nasıl kullanılır?

Arc de triumph : Askeri zaferler onuruna 1806 yılında napolyon tarafından dikilen paris'teki anıt.

Arch of triumph : Zafer takı.

Triumphal : Zafere ait. Zafer. Zaferle ilgili.

Triumphal arch : Zafer takı.

Triumphal column : Zafer sütunu. Zafer abidesi.

Triumphed : Övünmek. Yenmek. Muzaffer olmak. Utku. Zafer kazanmak. Yengi. Galip gelmek. Zafer. Büyük başarı kazanmak. Zaferi kutlamak.

Triumviral : Üç kişilik mevkiyle ilgili. Antik romada müşterek olarak yöneten üç liderden biri ile alakalı. Triumvire ait. Triumvir ile alakalı.

 

Triumphal march : Zafer marşı. Zafer kutlamasındaki geçit töreni. Zafer yürüyüşü.

Triumphing : Zafer kazanmak. Yenmek. Büyük başarı kazanmak.

Triumphs : Başarı. Zafer. Zafer alayı. Utku.

İngilizce Triumph Türkçe anlamı, Triumph eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Triumph ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get the better of : Hakkından gelmek. Alt etmek. Üstün çıkmak. Üstün olmak. Sırtını yere getirmek. -den kazançlı çıkmak. Üstesinden gelmek. Üstün gelmek.

Wins : Güvenini kazanmak (onay, destek vs gibi). Güvenini almak. Kazanmak. Edinmek. Büyük çaba göstererek bir şeye erişmek. Büyük çabayla ulaşmak. Kazandı. Kazanılan.

Walkaway : Çocuk oyuncağı. Kolay kazanılan başarı. Kolay kazanılmış başarı. Kolay galibiyet. Çok kolay kazanılan yarış.

Annihilating : İptal etmek. Bozmak. Ortadan kaldırmak. Feshetmek. İmha etmek. Elemek. Yoketmek.

Fortunateness : Mutluluk. İyi şans. Şanslılık. Kısmetlilik.

Beat back : Geri püskürtmek. Bastırmak.

Win a victory : Zafer elde etmek.

Get the best of : Üstün çıkmak. Başarmak. Sırtını yere getirmek. Hakkından gelmek. Kazanmak. Devirmek. Alt etmek. Birisini yenmek.

Outguesses : Atlatmak. Zekası ile üstün olmak. Avantaj elde etmek için birinin ne yapacağını tahmin etmek. Birinin plan veya hareketlerini önceden tahmin etmek.

Have the upper hand : Alt etmek. Kontrolü ele geçirmek. Üstün pozisyonda. Avantajlı. Üstünlüğü ele geçirmek. Büyük avantaj sağlamak. Kontrol elinde. Üstün gelmek.

 

Triumph synonyms : service break, last laugh, shoo in, bragged, beats, outwitting, diplomacy, bear the palm, triumphal procession, pin, conquest, beat, win the palm, gain a victory, boasts, outwitted, exulting, joys, conclusion, slam, achievement, forehandedness, victories, finish, triumphed, runaway, diplomacies, carry the day, brag about, outwit, fall, deeding, landslide.

Triumph zıt anlamlı kelimeler, Triumph kelime anlamı

Failure : Bilgisayar, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Başarısızlık. İflas. Hayal kırıklığı. Kıtlık. Aksatma. Sınıfta kalma. Sekte. Tükenme. Arıza.

Beginning : Menşe. Başlangıç. İlk adım. Kaynak. İptida. Baş. Başlama. Başlangıç çekidi. Esas. Neşet.

Defeat : Yenilgiye uğrama. Bozguna uğratmak. Mağlup etmek. Yenilgiye uğratma. Engellemek. Bileğini bükmek. Yenmek. Mağlubiyet. Yenilgi. İptal ettirmek.

Triumph antonyms : lose.

Triumph ingilizce tanımı, definition of Triumph

Triumph kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To rejoice over success. A magnificent and imposing ceremonial performed in honor of a general who had gained a decisive victory over a foreign enemy. To prevail over. To exult in an advantage gained. To obtain a victory over. To conquer. Also, to cause to triumph. To celebrate victory with pomp. To exhibit exultation.