Wins türkçesi Wins nedir

  • Almak.
  • Kazanmak.
  • İkna etmek.
  • Kazandı.
  • Güvenini almak.
  • Win (kazanmak).
  • Elde etmek.
  • Büyük çabayla ulaşmak.
  • Edinmek.
  • Büyük çaba göstererek bir şeye erişmek.
  • Galip gelmek.
  • Güvenini kazanmak (onay, destek vs gibi).
  • Yengi.
  • Kazanılan.

Wins ile ilgili cümleler

English: Good always wins over evil.
Turkish: İyi kötü karşısında her zaman kazanır.

English: Ali usually wins arguments.
Turkish: Ali genellikle tartışmaları kazanır.

English: Gravity wins again!
Turkish: Yerçekimi bir defa daha zafer kazandı!

English: Ali seldom wins arguments.
Turkish: Ali nadiren tartışmaları kazanır.

English: Ali wins every time.
Turkish: Ali her zaman kazanır.

Wins ingilizcede ne demek, Wins nerede nasıl kullanılır?

Wins configuration : Wins yapılandırması.

Wins manager snap in wizard : Wıns yöneticisi eklenti sihirbazı. Wias yöneticisi eklenti sihirbazı.

Slow and steady wins the race : Yavaş ama istikrarlı olan yarışı kazanır.

Winsing : Kazanılan. Yengi. Kazandı.

Winslet : Bir soyadı. Kate winslet (1975 doğumlu). Titanik te oynayan ingiliz film yıldızı.

Winston churchill : 1953 nobel edebiyat ödülü sahibi. Iı. dünya savaşı esnasında ingiltere'nin başbakanı. Sir winston churchill. İngiliz politikacı ve yazar. (1874-1965).

Winsome : Şirin. Güzel. Alımlı. Hoş. Çekicilik. Sevimli. Şen. Tatlı. Çekici. Neşeli.

 

Winsomest : En masum.

Winsomeness : Çekicilik. Sevimlilik. Letafet. Alımlı olma durumu. Neşeli olma durumu.

Winsock : (bilgisayar) donanım parçalarından bağımsız olarak internete erişim sağlayan arayüz (windows sistemlerinde).

İngilizce Wins Türkçe anlamı, Wins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Victory : Utku. Zafer. Galibiyet. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Galebe. New york eyaletinde yerleşim yeri. Muzafferiyet. Başarı.

Bear the bell : Alt etmek. Yenmek.

Acceptant : Kabul. Kabul eden. Alıcı. Kabul etme.

Outwitted : Kurnazlıkla yenmek. Zekası ile altetmek. Kurnazlıkla alt etmek. Mat etmek. Keklemek. Çarpmak. Zekası ile alt etmek. Atlatmak.

Borrows : Borç olmak. Borç almak. Ödünç alma. Borçlanma. Ödünç almak. Alıntı yapmak. Ariyeten almak.

Triumphed : Zafer kazanmak. Yenmek. Muzaffer olmak. Utku. Büyük başarı kazanmak. Zaferi kutlamak. Övünmek. Zafer.

Attains : Gelmek. Ulaşmak. Erişmek. Varmak.

Get the best of : Sırtını yere getirmek. Üstün çıkmak. Alt etmek. Devirmek. Yenmek. Hakkından gelmek. -den kazançlı çıkmak. Başarmak. Birisini yenmek.

Abstract : Heykel. Soyut. Özetlemek. Belirsiz. Soyut resim. Kafasını meşgul etmek. Genel. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Çıkarmak. Özet.

Accepts : Anlamak. Onaylamak. Kabullenmek. Üstlenmek. Hazmetmek. Kabul etmek. Katlanmak.

Wins synonyms : vie, carry the day, attain, obtain, deserved, attach to, buys, attaining, carried, argues, got, have the upper hand, outguessing, argue somebody into something, brings, bring home to, assumes, prevail, romp, achieved, fall into, assuring, compete, outwits, sweep, outwitting, bring round, obtains, achieves, capture, procure, accept, be in pocket.

 

Wins zıt anlamlı kelimeler, Wins kelime anlamı

Lose : Şaşırmak. Kaybetmek. Azıtmak. Mahrum etmek. Kaybolmak. Geri kalmak (saat). Zayi etmek. Geri kalmak. Kaçırmak. Mağlup olmak.