Launchpad türkçesi Launchpad nedir

  • Füzenin havaya fırlatıldığı platform.
  • Başlama noktası.
  • Fırlatma rampası.
  • Başka bir eylemi veya durumu başlatma görevi olan bir şey.

Launchpad ingilizcede ne demek, Launchpad nerede nasıl kullanılır?

Launch a campaign : Kampanya başlatmak.

Launch a rocket : Roket atmak.

Launch a search : Genel arama başlatmak. Aramaya başlamak. Araştırma başlatmak.

Launch a strike : Protesto amacıyla iş bırakmaya başlamak. Greve başlamak. Grev başlatmak.

Launch an attack : Saldırı başlatmak. Saldırıya geçmek.

Launch out : Başlamak. Çıkmak. Koyulmak. İşe başlamak. Geliştirmek. Har vurup harman savurmak. Etraflıca anlatmak. İşe atılmak. Girişmek.

Launch area : Hedef alanı.

Launch campaign : Fırlatma kampanyası.

Launch pad : Atış rampası. Füze fırlatma yastığı. Füze fırlatma platformu. Fırlatma rampası. Füzenin havaya fırlatıldığı platform.

Launch control : Hedefleme kontrolü.

İngilizce Launchpad Türkçe anlamı, Launchpad eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Launchpad ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Launching site : Füze veya roket atış mevzii. Füze veya roket fırlatma yeri.

Starting point : Başlangıç çekidi. Çıkış noktası. Yürüyüş çıkış noktası. Başlangıç noktası. Dizgeli örnek seçme işleminde, evren dizelgesi üzerindeki birinci birimle atlama aralığı arasında rastlantılı olarak seçilen ilk örnek birim. bk. örnekleme. Hareket noktası.

 

Launcher : Fırlatıcı. Atıcı. Mancınık. Sapan. Başlatıcı. Roket fırlatıcı. Suya indirici. Firlatıcı. Katapult.

Launchers : Mancınık. Sapan. Fırlatıcı. Roket fırlatıcı.

Launch pad : Füze fırlatma yastığı. Füze fırlatma platformu. Atış rampası.

Platform : Yüksekçe yer. Alıcı ile alıcı yönetmeni ve yardımcısının yüksek görüş noktasında çalışabilmelerini sağlamak için yapılmış ayaklı, dört köşe, yüksekçe kürsü. Plan. Taraça. Parti programı. Podyum. Rampa. Plato. Bilgisayar, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yayla.

Jump up and down : Hoplayıp zıplamak. Hoplamak.

Pad : Lehimli ekte, yumuşayan lehimi sıvamakta kullanılan bez. Takviye etmek. Pamukla doldurmak. Ayak izi (hayvan). Yastık (küçük). İçini doldurmak. Keçe ile kaplamak. Haraç. Yumuşak bir maddeden yapılmış koruyucu şey. Altlık.

Jumping off place : Dünyanın öbür ucu. Başlangıç yeri.

Genesis : Yaratılış. Başlangıç. Kaynak. Türüm. İncil'in ilk kitabı. Başlama çekidi. Köken. Oluş. Hilkat.

Launchpad synonyms : launch area, launching pad, launching platform, geneses.