Lawn türkçesi Lawn nedir

Lawn ile ilgili cümleler

English: Be careful not to spill gasoline when filling the tank on your lawn mower.
Turkish: Çim biçme deposunu doldururken benzin dökmemeye dikkat edin.

English: Ali doesn't even know how to start a lawn mower.
Turkish: Ali bir çim biçme makinesini bile nasıl başlatacağını bilmiyor.

English: Are you going to mow the lawn today?
Turkish: Bugün çimi biçecek misin?

English: Are you going to mow your lawn this afternoon?
Turkish: Bu öğleden sonra çimlerinizi biçecek misiniz?

English: Ali crossed the lawn to the front door.
Turkish: Ali ön kapıya doğru çimden geçti.

Lawn ingilizcede ne demek, Lawn nerede nasıl kullanılır?

Lawn cart : Çim arabası. El arabası.

Lawn chair : Açık havada kullanılması için tasarlanmış olan sandalye. Teras sandalyesi. Bahçe sandalyesi. Katlanır sandalye.

Lawn mower : Çimen biçme makinesi. Çim biçici. Çim biçme makinesi. Çimen biçici. Çim biçme arabası. Çim biçme aleti. Çayır biçme makinesi.

Lawn party : Bahçe partisi.

Lawn sprinkler : Çim su serpeci. Çim fıskiyesi. Çimen yağmurlayıcısı. Çim sulama makinesi. Çim sulayıcı. Bahçe musluğu. Çim fıskıyesi. Bahçe sulamakta kullanılan ağzı hortum takılabilir biçimde yapılmış musluk.

 

Lawny : Çimenli. Çimle kaplı. Çimli. Çimlerle kaplı.

Lawn tool : Bahçe aletleri.

Lawnmowers : Çim biçme makinesi. Çim biçmek için kullanılan makine. Çim biçme makineleri.

Law abiding state : Kurallara uyulan ülke. Düzenli ülke. Kanunlara bağlı ülke.

Law abiding : Yasaya saygı gösteren. Yasalara saygılı. Dürüst. Kanuna uyan. Kanuna itaat eden.

İngilizce Lawn Türkçe anlamı, Lawn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lawn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bents : Kır. Yetenek. Eğim. Eğilim. Bükülmüş. Bükük. Azmetmek. Çok istemek.

Bent : Rüşvetçi. Çatlak. Meyil. Eğim. Yiyici. Azmetmek. Kır. Namussuz. Üşütük.

Turfing : Çimen döşemek. Çayırlık. Kesek. Hipodrom. Turba. Çim saha. Çimlendirmek. Çim ekmek.

Divots : Çim parçası. Golf sahasında başarısız vuruşlarla kopan çimen parçası. Bir yerde (genellikle istemeyerek) çukurluk oluşturmak. Golfte yanlış yapılan atış sonrası kopan çimen parçası. Golfte acemice vuruşla kopan çimen parçası.

Grasslands : Mera. Otlak.

Benting : Çok istemek. Yetenek. Eğilim. Eğim. Azmetmek. Bükük. Meyil. Kır. Bükülmüş.

Calicos : Pamuklu. Basmadan yapılmış. Basma. Değişik. Karışık. Pamuklu bez. Patiskadan yapılmış. Benekli. Amerikan.

Leas : Çayırlık. Geçici otlak. Otlak. İşlenmemiş (toprak). Mera.

Herbage : Ot. Yeşillik. Başkasının toprağında otlatma hakkı. Ot topluluğu. Başkasının otlağında hayvan otlatma hakkı.

Divot : Bir yerde (genellikle istemeyerek) çukurluk oluşturmak. Golfte acemice vuruşla kopan çimen parçası. Golf sahasında başarısız vuruşlarla kopan çimen parçası. Golfte yanlış yapılan atış sonrası kopan çimen parçası. Çim parçası.

 

Lawn synonyms : hayfield, batiste, fairway, mead, grassy, meadow grass, grassier, grasses, fielded, cambrics, fen, turf, lawns, meadows, lea, sod, swarded, batistes, grassplot, hayfields, chambrays, swards, calicoes, hay meadow, grassing, herbages, bent grass, turfs, fening, backs, calico, meadow, field.

Lawn ingilizce tanımı, definition of Lawn

Lawn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A very fine linen (or sometimes cotton) fabric with a rather open texture. Lawn is used for the sleeves of a bishop`s official dress in the English Church, and, figuratively, stands for the office itself. An open space between woods.