Çim nedir, Çim ne demek

Çim; bitki bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Buğdaygillerden, bahçelerin, yol kenarlarının ve parkların yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki (Lolium).
  • Yeşilliği bol olan yer.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sebze fidelerinin genel adı.

Az, biraz: Kış armudu çim tatlıdır. Ali çim arkada.

Yıkanmak, yüzmek.

Çimen, çim.

Çim ile ilgili Cümleler

  • “Her fâni güneşten, çimden nasibini alıyor.”
  • Bir çim alan oldukça güzel olabilir
  • Parktaki çim yeşil ve güzel.
  • Çim biçme makineni ödünç alabilir miyim?
  • Çim üzerinde yürüme.
  • Kızlar çim etekler giyiyordu ve boyunlarında çiçekler vardı.
  • Çim biçme makinesini çalıştırmak için benzin gerekiyor.
  • Onlar çim üzerinde uzanıyorlardı.
  • Yeşil rengi, çim ile ilişkilidir.
  • Çim biçme deposunu doldururken benzin dökmemeye dikkat edin.
  • Çim sulanmalı.
  • Komşum bahçesine yeni çim ekiyor.
  • Çim üzerine uzandı ve uykuya daldı.
  • Tırpanlar elle çim biçmek için kullanılırlar.

Çim anlamı, tanımı

İm çim : Yavaş yavaş iştahsız yemek yemeyi anlatır: İm çim etme güzel ye

Çim çim : İsteksizce.

Çim kayağı : Paletli iş makinelerinin çalışma düzeni örnek alınarak oluşturulmuş, yaz mevsiminde kayak yapma zevkini tattırmak amacıyla üretilmiş bir kayma aracı. Bu araçla yapılmış olan spor.

 

Çok yıllık bitki : Yaşamlarını iki yıldan daha fazla sürdüren bitkiler. Yaşamlarını iki yıldan fazla sürdüren bitkiler.

Buğdaygiller : Bir çeneklilerden, örneği buğday, yulaf, arpa, pirinç, çavdar, mısır, ayrık ve çayır otları, kamış, bambu olan, çiçekleri başak durumunda büyük bir bitki familyası.

Çok yıllık : Yıllarca toprak üstünde ve toprak altında canlılığını sürdürebilen bitki. Çiçek açmadan önce birçok yıl yaşayan (bitki).

Yıkanmak : Yıkama işi yapılmak veya yıkama işine konu olmak. Kendi vücudunu yıkamak, banyo yapmak.

Genel ad : Yeni bulunan her ilaç maddesine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından verilen ad, jenerik ad.

Yıkanma : Yıkanmak işi.

Yeşilli : Yeşili olan. Mardin iline bağlı ilçelerden biri. Yeşil giysi giymiş.

Yüzmek : Kol, bacak, yüzgeç vb. organların özel hareketleriyle su yüzeyinde veya su içinde ilerlemek, durmak. Herhangi bir durumun en aşırı derecesinde olmak. Derisini çıkarmak, derisini soymak. Bir sıvının yüzeyinde batmadan durmak. Çok para istemek. Yüzme sporu yapmak. Herhangi bir şeyle üzeri kaplanmak, bir şeye bulanmak. Dalgalanmak.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

 

Yıllık : Bir yıl için, senelik, senevi. Bir yılda verilen ücret. Yılda bir yapılan. Bir yıl içinde olan. Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap. Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan. Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak. Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname.

Tatlı : Şeker tadında olan. Acı olmayan, acı karşıtı. İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren. Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla. Sevimli, hoş. Şekerle veya şekerli şeylerle yapılmış olan yiyecek.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Yeşil : Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan.

Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.

Yüzme : Yüzmek işi. Yüzme sporu.

Kenar : Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

Diğer dillerde Çilek gözkurdu anlamı nedir?

Almanca'da Çilek gözkurdu ne demek ? : himbeerstecher