Buğdaygiller nedir, Buğdaygiller ne demek

Buğdaygiller; bir bitki bilimi terimidir.

Biyoloji'deki anlamı:

Gövdelerinin içi boş, kökleri saçak şeklinde, yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı, çiçekleri er dişi, ovaryum üst durumlu, karyopsis nadiren fındıksı ya da bakka tipi meyveleri olan, ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler.

İngilizce'de Buğdaygiller ne demek? Buğdaygiller ingilizcesi nedir?:

grain, cereals

Osmanlıca Buğdaygiller ne demek? Buğdaygiller Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

necliye

Buğdaygiller hakkında bilgiler

Buğdaygiller (Poaceae), tohum kabuğu, meyve kabuğu ile bitişik, sapları boğumlu ve ekseriya içi boş, başakçıklar, başak vaziyetinde toplanmış halde, 4000 kadar türe sahip, Poales takımına bağlı bitki familyası.

Buğday, pirinç, çavdar, mısır, darı, yulaf, arpa, bambu gibi bitkiler buğdaygillerdendir.

Anadolu'da, bütün buğdaygillere ait çeşitler yetişmekte ve yetiştirilmektedir. Buğdaygillerin, bütün dünyada ve Türkiye'de yetişme alanı geniştir. İnsan ve hayvan beslenmesinde büyük öneme sahiptir. Memleketimizde, buğday ve pirinç yemeklik olarak, çavdar, mısır ve darı hem yemeklik, hem de hayvan yemi, arpa ve yulaf ise hayvan yemi olarak sarf edilmektedir.

 

Buğday Türkiye'nin hemen hemen her tarafında, daha çok İç Anadolu bölgesinde yetiştirilir. Pirinç en fazla Trakya, Kastamonu, Kahramanmaraş ve Hatay illerimizde; mısır Akdeniz bölgesinde; darı Hatay'da yetiştirilmektedir.

Buğdaygiller tanımı, anlamı:

Buğday : Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi. Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum).

Yulaf : Bu bitkinin tohumu. Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa).

Arpa : Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri. Rüşvet.

Pirinç : Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım. Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa). Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri. Bu alaşımdan yapılmış.

Çavdar : Bu bitkinin esmer ve uzun tanesi. Buğdaygillerden, unlu tane veren bir bitki (Secale cereale).

Mısır : Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). Bu ürünün taneleri.

Bambu : Bu kamıştan yapılan. Buğdaygillerden, sıcak ülkelerde yetişen, boyu 25 metre kadar olabilen, mobilya, merdiven, baston vb. birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış, Hint kamışı, hezaren (II) (Bambusa vulgaris).

 

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Üstün niteliği olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Büyük abdest. Önemli. Niceliği çok olan.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Familya : Aile. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Karı, eş.

Çenekli : Çeneği olan.

Ayrık : Ayrık otu. Kural dışı. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrılmış.

Çayır : Üzerinde gür ot biten düz ve nemli yer. Böyle yerde biten ot.

Kamış : Bu bitkiden yapılmış. Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis). Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. Erkeklik organı.

Çiçek : Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Tohum : Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. Spermatozoit. Soy sop, döl, nesil, sülale. Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane.