Ayrık nedir, Ayrık ne demek
Ayrık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Ayrılmış.
- Ayrık otu.
- Düzgün ve uygun olmayan, çarpık.
- Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna.
- Kural dışı

"Ayrık" ile ilgili cümleler
- "Apış arasına fazla tülbent ve mermerşahi tıkarak bebeği çarpık ve ayrık bacaklı, tenasüpsüz olmaktan korur." - R. H. Karay
- "Yandan ayrık, tek tük gümüş pırıltılı saçları." - Y. Z. Ortaç
Yerel Türkçe anlamı:
Yol kavşağı, iki yolun ayrıldığı yer.
Artık
Hukuki terim anlamı:
müstesnâ. ~ tutma: istisna.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Çocukların kuş avlamakta kullandıkları sapanın çatal bölümü. (İnönü -Eskişehir)
Diğer sözlük anlamları:
Başka, gayri, mâada, diğer.
Artık, bundan sonra, bir daha.
Yabani geyik ve sığır.
İngilizce'de Ayrık ne demek? Ayrık ingilizcesi nedir?:
discrete
Fransızca'da Ayrık ne demek?:
bifide, biparti
Ayrık anlamı, kısaca tanımı:
Ayrık kümeler : Ortak elemanları olmayan kümeler.
Ayrık otu : Buğdaygillerden, kökü hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan yabani bir bitki (Agropyrum repens).
Ayrıklı : Ayrı tutulmuş, benzerlerine uymayan, kural dışı olan, istisnai.
Ayrıklık : Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kural dışılık. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya ... ya ... ve ya da ile gösterilen ilişki.
Ayrıksı : Başka, bambaşka, apayrı, eksantrik. Alışılagelmiş töre ve davranışlara aykırı olan, eksantrik.
Ayrıksı ay : Ay'ın yörüngesindeki enberi noktasından art arda iki geçişi arasındaki süre.
Ayrıksı yıl : Yerin kendi yörüngesindeki günberi noktasından art arda iki geçişi arasındaki süre.
Ayrıksılık : Ayrıksı olma durumu.
Ayrıksız : İstisnasız, bilaistisna. Hiçbir ayrığı olmadan, hiçbirini ayrık tutmaksızın.
Domuz ayrık otu : Buğdaygillerden, tarıma zararlı bir bitki (Cynodon dactylon).
Benzeme : Benzemek işi.
Ayrıcalı : Ayrık.
Kural : Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.
Düzgü : Norm.
Uygun : Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.
Çarpı : Kaba sıva, çarpma sıva. Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.
Kural dışı : Kurala uymayan, kurala aykırı, ayrık, müstesna, şaz.
Dışı : Kadın. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Şuh, işveli, çekici. Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Verimli, doğurgan.
Düzgün : Fondöten. Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam. İyi. Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Çarpık : Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan. Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Kötü.
Ayrık : Ayrık otu. Ayrılmış. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Kural dışı. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna.
Ayrık bacaklılık : Domuz ve tavşanlarda iskelet kaslarının iyi gelişememesi, kas ipliklerinin sayısının azlığı, aşırı derecede glikojen içermesi, arka bacakların birbirinden ayrık durması ve ayağa kalkamamayla belirgin doğuştan görülen, geçici nitelikte bir yapılış bozukluğu, kas tellerinin hipoplazisi.
Ayrık bileşim : ( )
Ayrık çevrimler : Ortak öğesi bulunmayan çevrimler.
Ayrık çıkarım : Öncüllerinden biri -> ayrık yargı olan çıkarım. // Özellikle ayrık tasımlar şu iki biçimdedir: Modus tolendo-ponens: Ya A doğrudur, ya B doğrudur; A doğru değildir; Öyleyse B doğrudur. Modus ponendo-tollens: Ya A doğrudur, ya B doğrudur; A doğrudur; Öyleyse B doğru değildir.
Ayrık çifyıldız : Birbirine değmeyen çifyıldız.
Ayrık dişisazan : (zooloji)
Ayrık dönüşüm : Dönüşül soğutma hızına yakın hızlarla yapılan soğutmalarda, perlitli yapının içinde, yer yer martensitli bölgeler doğuracak biçimde oluşan dönüşüm.
Ayrık etmek : Ayırdetmek.
Ayrık ev : Yalnız bir ailenin oturduğu, öteki evlerden ayrılmış ve dört bir yanı toprak ya da bahçeyle çevrilmiş ev.
Ayrık ilişki : OIasılık kuramında bileşik olayı oluşturan, "ya da" bağlacıyla ilişkiye geçirilmiş bağdaşabilir ya da bağdaşamaz olaylar arasında sözkonusu olan ilişki.
Ayrık ile ilgili Cümleler
- Bacakları ayrık durdu.
- Ayakları ayrık durdu.
- Meryem ön dişlerinin ayrık olmasından utanıyor.
- Ayrıksıymışım.
Diğer dillerde Ayrık anlamı nedir?
İngilizce'de Ayrık ne demek? : adj. separated, separate, discrete, split, wide apart, cloven, discontiguous, furcate
n. cleft
Fransızca'da Ayrık : disjonctif/ive
Almanca'da Ayrık : adj. ausgeschlossen
Rusça'da Ayrık : adj. разделительный

Bu kısımda Ayrık nedir? Ayrık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ayrık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ayrık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.