Lawyering türkçesi Lawyering nedir

  • Avukatlık yapma.

Lawyering ingilizcede ne demek, Lawyering nerede nasıl kullanılır?

Lawyer client relation : Avukat müvekkil ilişkisi.

Case lawyer : Dava vekili. Avukat.

Criminal lawyer : Ceza avukatı. Ceza hukukçusu.

Defense lawyer : Savunma avukatı. Savunma vekili. Sanık avukatı (hukuk terimi).

Divorce lawyer : Boşanma avukatı.

Retain a lawyer : Avukat tutmak.

Lawyerly : Avukatlık. Avukat gibi. Avukatça.

I need to call my lawyer : Avukatımı aramam lazım.

Lawyer : Avukat. Hukuki danışman. Hukukçu. Dava vekili. Aklavcı. Müdafi. Savunman.

Trial lawyer : Duruşma avukatı. Dava avukatı.

İngilizce Lawyering Türkçe anlamı, Lawyering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lawyering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloudy : Bulutlu. Muğlak. Kapalı. Dumanlı. Belirsiz. Töhmet altında. Açık olmayan. Damarlı (ağaç). Gölgeli. Bulanık.

Decrease : Azalmak. Eksiltmek. Eksilmek. Küçülmek. Düşüş. Küçültmek. Azalma. Eksiltme. Azaltmak. İnmek.

Diminution : Eksiklik. Tenakus. Alçalma. Küçülme. Eksiltme. Küçültme. İnme. Azalma. Eksilme. Fire verme.

Reduction : Kimyasal bir olay sırasında bir maddenin bileşimindeki hidrojen miktarının artırılması veya oksijen miktarının azaltılması, bir atom veya iyona bir elektron eklenmesi, redüksiyon. Dönüştürme. Ayırma. Azalma. Biyoloji, fizik, kimya, gümrük, sinema, televizyon, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Boyun eğdirme. Tenzil. Yerine oturtma (medikal tıp terimi). Bir filmin, optik basım yoluyla, kendinden daha ufak boyda bir film üzerine aktarılması. büyültme karşıtı. İndirim.

 

Sullen : Kasvet. Kapalı. Suratsız. Can sıkıcı. Asık suratlı. İç karartıcı. Aksi. Karanlık (ahava). Somurtkan. Huysuz.

Threatening : Tehdit edici. Gözdağı verme. Korkutma. Tehditkar. Tehdit etme. Korkutucu. Endişe verici. Tehdit. Tehdit eden.

Step down : Emekliye ayrılmak. Azaltan. Çekilmek. Azaltmak. İnmek. İstifa etmek. Düşürmek. Emekli olmak. (voltaj vb) azaltmak. Düşüren.

Heavy : Ağır şekilde. Fedai. Ağır çekmek. Yoğun (trafik). Ağırlıklı. Başrol oyuncusu. Şiddetle. Beceriksiz. Sıkıcı. Ağır.

Tapering : Daralan. İncelmiş. Yamuklama. Kılavuzla diş açma. Sivrilen. Barbitürat ve diğer sedatif hipnotiklere fiziksel bağımlılığı olanlarda ilacın birden kesilmeyip 10 günden az olmayan bir süre içinde azaltılarak kesilmesiyle yapılan tedavi. Tahvil alım azaltımı. Yavaş yavaş azaltma. Konik.

Lawyering zıt anlamlı kelimeler, Lawyering kelime anlamı

Clear : Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. Temize çıkarmak. Açıkça. Tahliye etmek. Net. Temiz. Defolmak. Işık tutmak. Belirgin. Silmek.

Increase : Çoğalmak. Artışa geçmek. Artırmak. Artış. Artma. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Eder artırımı. Zam yapmak. Çoğaltmak. Yükseltmek.