Sullen türkçesi Sullen nedir

Sullen ile ilgili cümleler

English: He is very sullen now.
Turkish: O şu anda çok somurtkan.

Sullen ingilizcede ne demek, Sullen nerede nasıl kullanılır?

Sullenly : Kasvetli bir şekilde. Asık suratlı bir şekilde.

Sullenness : Terslik. Asık suratlılık. Kasvet. Aksilik. Sıkıcılık. Somurtkanlık.

Sullage : Pislik. Cüruf. Pissu. Gri su. Çamaşır makineleri ve lavabolar tarafından oluşturulan atık su. Lağım suyu. Kir. Mil. Curuf tortu.

Sullied : Lekelemek. Kirletmek. Lekelenmiş. Lekeli.

Sullies : Alnına leke sürmek. İftira atmak. İowa eyaletinde şehir. Lekelemek. İftira etmek. Alnına leke çalmak. Kirletmek. Gölge düşürmek.

Gilbert and sullivan : Gilbert ve sullivan'ın müziği. Gilbert ve sullivan. Sir arthur sullivan ve sir william gilbert.

Unsullied : Tertemiz. Lekesiz.

Sully : Kirletmek. İowa eyaletinde şehir. Biabır etmek. İftira etmek. Alnına leke sürmek. Lekelemek. Gölge düşürmek. İftira atmak. Alnına leke çalmak.

Sulciform : Sülkiform.

Sulcoplastie : Trochlea ossis femorisin yüzlek olduğu durumlarda buradan kıkırdak tabakasının kaldırılarak subkondral kemikten bir bölümünün kazınıp uzaklaştırılması ve kaldırılan kıkırdak tabakasının yerine yerleştirilerek oluğun derinleştirilmesi ameliyatı. Sulkoplasti.

 

İngilizce Sullen Türkçe anlamı, Sullen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sullen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grum : İnatçı. Gırtlaktan gelen. Sert.

Depressives : Depresif. Bunaltıcı. Yılgın.

Backhanded : İki anlamlı. Belirsiz. Elin tersiyle yapılan vuruş. Elin tersiyle yapılan. Sinsice. Sola yatık (yazı). Elin tersi öne doğru olduğu halde yapılan. Elin tersiyle yapılan (vuruş). Sola yatık yazı.

Depressive : Bunaltıcı. Depresif. Yılgın.

Sourer : Dokunaklı. Somurtmak. Surat asmak. Süt kesilmek. Bozulmak. Ekşimiş. Ayazlı. Keskin. Buz gibi.

Grimmest : Amansız (mücadele). Aman bilmez. Korkunç. Sıkıcı. Kerih. Ümitsiz. Gaddar. Amansız. Sert. Acımasız.

Cloudily : Gölgeli. Hareli. Bulanık. Belirsiz. Bulutlu.

Dismal : Sıkıntılı. Loş ve sıkıntı verici. Neşesiz. Kapanık. Üzücü. Kederli. Sönük.

Backward : Geri geri. Geçmişe. Yavaş öğrenen. Geriye doğru. Geç öğrenen. Geriye doğru yapılan. İsteksiz. Geçmişe yönelmiş.

Cliquiest : Ayrıcalıklı. Özel. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen).

Sullen synonyms : atrabilious, pouter, comfortless, grouty, gnarled, annoying, heavy, alien, agin, doldrums, dolefulness, bleaks, collapsed, closer, drearier, sourpusses, cloudiest, lugubrious, glum, bear like, sourpuss, embarrassing, bolshy, gripier, awry, pouters, black, lowering, crabbiest, cheerlessness, as dead as mutton, badtempered, crankiest.

Sullen zıt anlamlı kelimeler, Sullen kelime anlamı

 

Good natured : Babacan. Yumuşak. Yardımsever. Hoşgörülü. İyi huylu.

Clear : Tamamen. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Tahliye etmek. Temiz. Net. Defolmak. Bütünüyle. Belirgin. Açıkça. Işık tutmak.

Sullen ingilizce tanımı, definition of Sullen

Sullen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Desolate. To make sullen or sluggish. Lonely. A hermit. One who is solitary, or lives alone. Solitary.