Lazars türkçesi Lazars nedir

  • [#cüzzam Cüzzamlı].
  • Fakir ve hasta kimse.
  • Cüzzam.

Lazars ingilizcede ne demek, Lazars nerede nasıl kullanılır?

Lazar : Cüzzamlı. Cüzzam. Fakir ve hasta kimse.

Lazaret : Fakir hastanesi. Kumanyalık. Gemi ambarı. Karantina yeri. Kıç taraftaki erzak ambarı. Cüzzam hastanesi.

Lazarette : Kumanyalık. Karantinaya alınmış gemi. Fakir hastanesi. Özellikle cüzamlıların tedavi edildiği hastane. Gemi deposu. Cüzzam hastanesi. Lazaret. Karantina ile ilgili amaçlar için tasarlanan yapı. Cüzamlı veya başka bulaşıcı hastalığı olanları tedavi etmek için olan hastane.

Lazaretto : Gemi ambarı. Erzak ambarı. Kumanyalık. Karantina yeri. Lazaret. Cüzzamlı fakir insanlar için devlet hastanesi. Karantina istasyonu. Fakir hastanesi. Cüzzam hastanesi.

Lazarettos : Gemi ambarı. Fakir hastanesi. Kumanyalık. Cüzzam hastanesi. Karantina istasyonu. Cüzzamlı fakir insanlar için devlet hastanesi. Lazaret. Karantina yeri.

Park plaza : Uluslararası lüks oteller ağı.

Lazarist : St. vincent de paul veya vincentyanlar'la alakalı.

Chalazae : Yumurta akı içine yerleşmiş yumurta sarısını her bir tarafından tutan iki beyaz bağ. İç göbek. Şalaz.

Lazarite : Lazaryan. Lazarist. Paris'te (fransa) 1625 yılında st vincent de paul tarafından kurulan roma katolik misyon cemaati üyesi. Vincentyan.

 

Lazarian : Paris'te (fransa) 1625 yılında st vincent de paul tarafından kurulan roma katolik misyon cemaati üyesi. Lazarite. Lazarist. Vincentian.

İngilizce Lazars Türkçe anlamı, Lazars eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lazars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Speculate : Alavere etmek. Spekülasyon yapmak. Kafa yormak. Tahminde bulunmak. Kuramlar yürütmek. Vurgunculuk yapmak. Yorumda bulunmak. Düşünmek. Üzerinde düşünmek. Tahmin etmek.

Occupational hazard : Mesleki risk. İş tehlikesi. Mesleki tehlike.

Promise : Belirli bir duruma işaret etmek. Temin etmek. Umut vermek. Vaat. Beklenti. Benzemek ( ceğe). Vaadetmek. Vadetmek. Vaatte bulunmak. Umut.

Endangerment : Tehlikeye atma. Tehlikede olma durumu. Tehlikeye atılmış olma durumu. Muhatara. Riske atma. Tehlike.

Leprosy : Lepra. Cüzam. İnsanlarda mycobacterium lepra’nın oluşturduğu deri, mukoza ve sinirlerde granülomlu doku reaksiyonlarıyla belirgin hastalık, lepra. Sinir uçlarını etkileyip duyu kaybına yol açan bulaşıcı hastalık. Cüzzam hastalığı.

Foretell : Kehanette bulunmak. Önceden bildirmek. Önceden haber vermek. Gaipten haber vermek. Mek. Geleceği haber vermek. Önceden bilmek. Geleceğini haber vermek. Kestirimde bulunmak.

Sword of damocles : Bir savaşta tehditte korkuda tehlikeyi belirten kıssa (demoklesin kılıcı). Demokles'in kılıcı.

Health hazard : Birinin sağlına yönelik tehlike. Sağlık tehdidi. Sağlığa zararlı. Birinin iyi durumuna yönelik tehlike.

Leprous : Cüzamlı. Lepröz. Cüzam. Cüzam gibi. Lepralı. Miskin.

Lazars synonyms : lazar, leprose, pretend, prognosticate, danger, peril, jeopardy, call, lepra, suspect, lepers, guess, surmise, forebode, moral hazard, leprosies, anticipate, predict, leper, risk, venture.