Laze türkçesi Laze nedir

Laze ile ilgili cümleler

English: The firemen quickly extinguished the blaze.
Turkish: İtfaiyeciler yangını hemen söndürdüler.

English: He hung his blazer on a hanger because he didn't want it to get wrinkled.
Turkish: Kırışmasını istemediği için ceketini askıya astı.

English: The house was ablaze.
Turkish: Ev alevler içindeydi.

English: Many of the traditional wooden houses are ablaze.
Turkish: Geleneksel ahşap evlerin çoğu alevler içinde.

English: I would like to get a blouse to go with this blazer.
Turkish: Bu spor ceketle gidecek bir bluz almak istiyorum.

Laze ingilizcede ne demek, Laze nerede nasıl kullanılır?

Laze about : Tembellik etmek.

Laze around : Mantara bağlamak. Tembellik etmek. Tembel olmak.

Laze away : Tembellik etmek. Tembel tembel vakit geçirmek.

Have a laze : Tembelliği tutmak. Tembellik etmek.

Lazed : Tembellik etmek. Tembelleşmiş. Tembelleşmek.

Lazes : Tembelleşmek. Tembellik. Tembellik etmek.

Blaze away : Hararetli bir biçimde konuşmak. Ateş etmeye devam etmek. Sürekli ateş etmek. Ateşin tutuşması.

Blaze : Parlamak. Akıtma. Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların burun üstünün her iki tarafına yayılması durumu. Işımak. Yıldızı parlamak. Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların bütün burun üstüne uzanması durumu. Ağaçlara işaret koymak. Tutuşmak. Yüzü güzel. Öfkeyle parlamak.

 

Ablaze : Yanan. Hararetli. Tutuşmuş. Heyecanlı. Işıl ışıl. Pırıl pırıl. Işıltılı. Alevler içinde. Şevkli. Alevli.

Blaze the trail : Öncülük etmek. Yol açmak. Başı çekmek.

İngilizce Laze Türkçe anlamı, Laze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lazed : Tembelleşmiş.

Dilatoriness : İşini ağırdan alma. Üşengeçlik. Ağırdan alma. Geciktirme. Üşenme.

Lazing : Aylaklaşma. Tembelleşme.

Bum around : Serserilik etmek. Boş boş gezinmek. Aylak aylak dolaşmak. Aylakça zaman harcamak. Aylaklık etmek. Oyalanmak. Başıboş dolaşmak. Başıboş takılmak.

Laze away : Tembel tembel vakit geçirmek.

Moon : Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Uydu. Dalgın dalgın dolaşmak. Mehtap. Kamer. Dalıp kendi hayalleriyle başbaşa kalmak. Saçma. Düşüncelere dalıp hayal dünyasında gezinmek. Yer'in uydusu olan gökcismi. Art arda gelen iki yeniay arasında geçen 29,5 günlük süre. bk. kavuşum ayı.

Droning : Başkasının sırtından geçinmek. Kendini tekrarlayan. Vızıldamak. Monoton bir sesle söylemek. Sıkıcı. Monoton. Haylazlık etmek.

Fool about : Avare avare dolaşmak. Vaktini boşa harcamak. Maskaralık etmek. Aptalca davranmak. Oyalanmak. Aylaklık etmek. Aptallık etmek. Aylak aylak dolaşmak.

Laze synonyms : ride the bench, loll around, lie around, arse about, moon on, warm the bench, waste one's time, frig around, be lazy, laze about, lounge about, rusts, lounge around, loaf, accidie, dodoism, daydream, fribbling, inactivity, dalliance, have a laze, inactiveness, accidies, fuck off, bum, dalliances, stagnate, droned, arse around, idle, idlesse, loll, inaction.

 

Laze zıt anlamlı kelimeler, Laze kelime anlamı

Work : Emek sarfetmek. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. İş. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Sızdırmak (para). Etkili olmak. Başarılı olmak. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Çalışmak.

Laze ingilizce tanımı, definition of Laze

Laze kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To spend, as time, in idleness. To be lazy or idle. As, to laze away whole days. To waste in sloth.