Lazing türkçesi Lazing nedir

Lazing ile ilgili cümleler

English: People were screaming inside the blazing ship, and there was no way we could get to them to rescue them.
Turkish: İnsanlar yanan geminin içinde çığlık atıyordu ve onları kurtarabilmemizin hiç bir yolu yoktu.

English: Ali jumped out of the blazing plane.
Turkish: Ali yanan uçaktan atladı.

English: Miraculously, all the passengers managed to leave the blazing plane in less than three minutes.
Turkish: Mucize eseri olarak, tüm yolcular üç dakikadan daha az süre içinde yanan uçaktan ayrılmayı başardı.

English: The fire's blazing nicely now.
Turkish: Ateş artık güzelce yanıyor.

Lazing ingilizcede ne demek, Lazing nerede nasıl kullanılır?

Blazing : Cayır cayır yanan. Çarpıcı. Belirgin. Alevlenmiş. Aşikar. Gün gibi ortada. Bariz. Alevlenen. Alevlenme. Keskin.

Blazing scent : Taze iz.

Blazing star : Kabakulak otu. İşaret çiçeği. Değnek çiçeği. Yılan kökü. Meşecik. Kurtluca. : zeravent. Zeravent. Beyaz loğusaotu. Karaasma.

Blazingly : Ateş püskürerek. Alevli bir şekilde. Alevlenerek. Kızgın bir şekilde. Bariz bir şekilde. Coşkun bir şekilde. Sinirlenerek.

Deglazing : Deglaze. Kaplamasını çıkarmak (porselen, çanak çömlek). Sos veya et suyu yapmak için pişirilmiş et kalıntılarını şarap veya su içinde koyarak sulandırmak.

 

Glazing : Jöle kaplama. Buzla kaplama. Parlaklık. Perdahlama. Cam. Camcılık. Cila. Dondurulmuş ürünün çoğunlukla bir kez, nadiren birkaç kez 10-20 sn süreyle soğuk suya daldırılması veya üzerine soğuk su püskürtülmesiyle yapılan, ince buz tabakasıyla kaplama işlemi. Cam takma. Camekan.

Mesalazine : Mesalazin. Ülseratif kolitisin tedavisinde kullanılan 5-amino salisilat.

Dihydralazin : Doğrudan etkisiyle arteryolleri genişleten bir ilaç. Dihidralazin.

Emblazing : Ateşe vermek. Aydınlatılma. Alevlendirme. Yakmak. Alevlendirmek. Tutuşturulma. Tutuşturmak. Ateşlemek.

Xylazine : Beyinde bulunan alfa 2 almaçlarını uyararak ağrı kesici etkiye neden olan ayrıca, yatıştırıcı, kas gevşetici ve özellikle kedilerde kusturucu etkileri de bulunan ve preanestezik olarak kullanılan bir ilaç. Ksilazin.

İngilizce Lazing Türkçe anlamı, Lazing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lazing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Laze around : Tembel olmak. Mantara bağlamak.

Valuation : Biçilen değer. Değerlendirme. Değer. Fiyat. Değer biçme. Kıymet. Keşfini yapma. Bir özdek, bir nesne, bir malın para ile çözümlenen değişim değerini saptama. Ekspertiz.

Rust : Paslanma. El becerisini yitirmek. Pas rengi. Pas. Hava,nem,su ya da sulu çözeltilerin etkisiyle demir ve alaşımlarının yüzeyinde oluşan, hidroksit ve karbonatları da içeren kırmızı-kahverenkli demir oksit. Pas lekesi olmak. Hamlatmak. Demir ya da demir alaşımlarının yüzeylerinin havadaki oksijenle birleşerek metaloksit oluşturması olayı.

 

Droned : Tekdüze bir sesle aralıksız konuşmak. Asalak. Tembelce yaşamak. Başkasının sırtından geçinmek. Monoton bir sesle söylemek. Homurdanmak. Parazit. Vızıldamak. Haylazlık etmek.

Assessment : Vergi. Tahakkuk ettirme. Bir alacak hakkının doğması. Tarh. Fikir. Taşınmaz mal vergilerinde bir ölçü olarak kullanılmak üzere, kentlerde ve kırsal alanlarda, bireylerin ve tüzel kişilerin ellerinde bulunan topraklann değerlerinin devletçe belirli aralıklarla saptanması. bk. yazım. Vergilendirme. Kentlerde ya da kırsal alanlardaki taşınmaz mallara, nesnel ölçütler kullanarak, değer biçme. Biçilen değer. Değer biçme.

Evaluation : Malın ya da özdeklerin değerleri oranlanmak üzere düzenlenen yazılım. değer biçme. Bilişim, coğrafya, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Kıymetlendirme. Değer biçme. Değerlendirme. Değerleme. Oranlama. Değer tahmini. Ölçüm. Herhangi bir dizgenin tasarım ve gerçekleşme aşamalarını izleyen işletim döneminde, gözetilen amaçlara, benzer amaçlar için daha önce kullanılan dizgelere göre başarı ölçümü, bk. dizge değerleme.

Overvaluation : Aşırı değerleme. Fazla değerleme. Aşırı değerlendirme. Aşırı değer biçme. Ulusal paranın aşırı değerlendirilmesi. Aşırı değerlenme. Değerinden fazla kıymet verme. Değerinden fazla değer verme. Gereğinden fazla değerleme.

Fool around : Oyalanmak. Abesle uğraşmak. Siftinmek. At koşturmak. Aptallık etmek. Maskaralık etmek. Çevresine şakalar yapmak. Aptalca davranmak. Dalgasına bakmak. Şakalaşmak.

Droning : Haylazlık etmek. Kendini tekrarlayan. Monoton. Sıkıcı. Vızıldamak. Monoton bir sesle söylemek. Başkasının sırtından geçinmek.

Lazing synonyms : bond rating, musical performance, piping, laze about, bowing, grade, reevaluation, score, undervaluation, fribble, lazed, drones, rusts, laze, drone, lazes, pricing, fribbling, mark, laze away, be lazy, have a laze, appraisal, fool about, stopping, transposition.

Lazing zıt anlamlı kelimeler, Lazing kelime anlamı

Dull : Sıkıcı. Körelmek. Körletmek. Kör. Mat. Duygusuz. Ruhsuz. Sersem. Soluk. Kalın kafalı.

Unimpressive : Etkileyici olmayan.