Lead pursuit türkçesi Lead pursuit nedir

  • Önde kovalamaca.
  • Önleme takip noktası.
  • Bir dönüş esnasında düşman uçağının önünde kalma.

Lead pursuit ingilizcede ne demek, Lead pursuit nerede nasıl kullanılır?

Lead : Öncülüğünü yapmak. İletme teli. Bir oyundaki en önemli ve en ön plandaki oyun kişisi. Yol göstermek. Kurşun. Seyirci arasında ünlenmiş, bir oyunun uzun süre oynanmasını sağlayan, beğenilen oyuncu. baş oyuncu. Bir oyunda birinci derecedeki rol. Baş rol. Balık vücudu ve torpil benzeri biçimlendirilebilen kurşun, çinko, demir malzemeden yapılmış delikli batırıcı. oltanın ucuna bağlanan, olta ipinin gergin durmasına ve gerektiğinde derinliğin ölçülmesine de yarayan ağırlık. Sürmek.

Pursuit : Arama. Takip. Gerçekleştirmeye çalışma. Uğraşı. Peşine düşme. Araştırma. Meşguliyet. Peşinde olma. İş. İzleme.

Lead a cat and dog life : Kedi köpek gibi zıt olmak. Geçinememek.

Lead a double life : İki farklı yaşam sürmek. Bilinenden ayrı bambaşka bir hayat sürmek.

Lead a fast life : Hızlı yaşamak.

Lead a hand to mouth existence : Kıt kanaat geçinmek.